Anne Baba Aile

Kürtaj Sırasında Bebek Neler Yaşar

Okuduğum bir haber tüylerimi diken diken etti, cümleler ilerlerken sanki boğazıma düğümlenen o sert kasvet tüm ruhumu sardı.

Haber kürtaj hakkındaydı. Hindistan’da son üç yılda tam 12 milyon kız bebeğin erkek evlat düşkünlüğü yüzünden kürtajla öldürüldüğü yazıyordu. Dile kolay; tam 12 milyon can…

Rabbin insana verdiği en büyük lütuf evlattır. Çoğumuz biliriz bebeğin anne karnında hangi evrelerden geçip ne tür zorluklarla dünyaya geldiğini.Dinimiz yaşamı ilgilendiren bütün noktalarda hassas davranırken insan hayatına ise ayrı bir önem vermiştir.Bizleri savunmasız bir cenin halindeyken bile dokunulmazlık altına almış, muhafaza etmeyi dinimizin bir emri haline getirmiştir Yüce Allah.

Peki dinimizin de son derece hassas olduğu bu konuda, anne-baba cana kıymayı kürtaj kılıfına sokarak cinayet işleyebilir mi?

Allah (c.c) insana irade vermiştir elbet. Çocuk dünyaya getirip getirmeme konusunda seçme hakları vardır. Öncesinde önleyici tedbirler alınmasına dinimiz müsaade etmiştir. Fakat cenin anne rahmine düştükten sonra artık bir canlı hükmündedir.Rabbimiz bizlere olduğu gibi ona da hayat hakkı vermiştir. Verdiği canı alacak olan da yine “Hayy” olan Yüce Allah’tır.

Hamile olan kadın, yük sadece bedeninin üzerinde olsa da kendinden bağımsız başka bir can daha taşır.Kürtaja karar verdiğinde sadece kendisiyle değil, başka canla ilgili de karar vermiş olur. İslam hukukunda, tıbbî ve dinî bir zaruret bulunmadıkça anne karnındaki çocuğun düşürülmesi veya aldırılması (kürtaj) anne-baba tarafından yaptırılmış olsa bile, cinayet olarak adlandırılıp haram sayılmıştır.

Anne karnındaki bebeğin hayatını güvence altına alan dinimiz, Peygamber Efendimiz (sav) zamanında meydana gelen kasten çocuk düşürme olaylarını cinayet olarak adlandırmıştır.Bunu işleyen veya sebebiyet verenlerin maddi tazminat ödemelerini emretmiştir.Ebeveynin bebeğini katletmesinde birçok sebep rol oynar. Anne sağlığının tehlikede bulunması dışında hiçbir sebep cinayet kılıfından sıyrılması için kabul edilebilir gerekçe değildir. Kürtaj eylemi en sade ifadesine ‘anne-babanın evladını katletmesi yani onu öldürmesi’ dedik. Hangi sebep anne babayı evlat katili yapmak için yeterlidir ki?

Cahiliye döneminde kız çocuklarını diri diri toprağa gömenleri kınarken kalbi atan, elleri ayakları henüz oluşmakta olan bir bebeğin katili olmayı onlardan farklı göremeyiz.Peki, çocuk alındıktan sonra rahatlayacak mıyız? Yaşasaydı şu yaşta olacaktı diye ruhunu hep yanımızda taşıyacağız. İşlenilen cinayet sırtımızın kamburu misali bir ömür peşimizi bırakmayacak. Yaşanılan her olumsuzlukta işlenilen o cinayet gelecek akıllara.

Evlat sahibi olamayan bir yakınımın annesi sürekli kendisini suçlar; “Cehaletimden aldırdığım bebeklerin cezasını oğlum evlat sahibi olamayarak çekiyor” diye.

Kürtajın nasıl büyük bir cinayet olduğunu anlamamız için sizlerle bir araştırma paylaşacağım.

Kürtaj sırasında bebeğin anne karnında yaşadıklarını araştırıp belgesel haline getiren bir bilim adamı, insanın tüylerini diken diken eden şu tespitlere ulaşmış:

“Kürtajı yapan kişi rahme müdahale ettiği zaman, çocuk bir an dona kalıyor. Müdahalenin aksi istikametine, rahmin diğer tarafına doğru kaçmaya çalışıyor. Kalp atışları 140′tan 200′e çıkıyor. Kürtaj yapan kişi çocuğu ararken, çocuğun dehşetle ağzını açtığı görülüyor. Sonra kürtaj yapan el ona doğru uzanıyor. Çocuğun ağzı öylesine açılıyor ki, çığlık atışı ultrasonda fark edilebiliyor.”

İşte kürtaj böyle vahşi bir cinayettir.

Rabbim kimseye böyle acı bir tecrübe yaşatmasın, yaşamış olanlar ise Rahman ve Rahim olan Allah (cc)’ın mağfiretine sığınarak ömrü yettiğince tövbe etsin.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.