Anne Baba Aile

2 Yaş Altı Çocuklarda Çok Daha Zararlı

Ağlama nöbetleri bitmeyen, bir türlü uyumak bilmeyen çocuklar için anne-babaların başvurduğu battaniye arasında sallayarak uyutma yöntemi, bebekler için geri dönülmez sağlık sorunlarına neden oluyor. Zeka geriliği, beyin kanaması ve ölüme kadar götürebilen bu sendroma bazen sevgi gösterisi olarak yapılan havaya fırlatma da yol açabiliyor.

Uykusuz geceler, her anne-babanın aşina olduğu bir durumdur. Bazen açlık, bazen altını kirletme bazen de bir gaz sancısı sabahlamanın sebebi olur. Üst üste gelen uykusuz gecelerde ebeveynin çocuk üzerindeki tek hedefi onu bir şekilde uyutmaktır. Bunun için her yola başvuran anne, son çare olarak babadan yardım alarak battaniye arasına koydukları bebeği sallamaya başlar. Uykusuzluğun getirdiği stres işte bu anlarda hem anne hem de bebek için geri dönülmez problemlerin yaşanmasına sebep olabiliyor. Zira battaniye arasında, ayaklarda ya da kollarda hızla sallanan bebek, kontrolsüz yapılan bu hareket sonucu bir sendrom yaşayabiliyor. Ölüme kadar götürebilen ‘sarsılmış bebek sendromu’, kimi zaman da keyifli bir anda bebeği yakalayabiliyor. Çünkü bu sendrom sadece şiddetli sallamalarda değil, bebeğinizi keyifle havalara zıplattığınız bir anda da meydana gelebiliyor. Beyin ve gözaltı kanamaları ile kendini belli eden bu sendrom, hafif durumlarda belirti vermiyor. Bu sebeple doğru teşhisin konulabilmesi için durumun doğru olarak aktarılması çok önemli. Sarsılmış bebek sendromu yaşayan bebekler, kafa içi basınç artışına bağlı olarak apne, kasılmalar ya da koma haliyle sağlık kuruluşuna kaldırılıyor. Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Mehmet Demirdöven, “Bebeği ya da küçük çocuğu sevmek maksadıyla sertçe ve üst üste havaya atıp tutmak, ağlama nöbeti sırasında çocuğu şiddetli şekilde ayakta sallamak ve çocuğu kollarından tutarak kendi etrafında döndürmek gibi hareketler, sarsılmış bebek sendromunu tetikliyor.” diyor. Son verilere göre sarsılmış bebek sendromuna maruz kalan bebeklerin yaklaşık 3’te birinin öldüğünü söyleyen Demirdöven, “Bu çocukların 3’te biri de ağır nörolojik engelli olarak hayatına devam ediyor. 3’te biri ise çok hafif bir şekilde, herhangi bir hasar olmadan atlatabiliyor.” ifadelerini kullanıyor. Sendromun ağır olması durumunda beyin sarsıntısı, omurilik hasarı ve felci, körlük ya da göz bozukluğu, motor gelişimde problem, kırık kemikler ve Zeka geriliği görülebiliyor.

BEBEĞİNİZİ SARSTIYSANIZ BUNU DOKTORDAN SAKLAMAYIN!

Uzman şunlara dikkat çekiyor: “Çok genç anne-baba olmuş, eğitimsiz, yoksul, iş yükü fazla, evde çok sayıda çocuğu olan ebeveynlerde öfke faktörü oldukça fazladır. Bu nedenle ebeveynler, mümkün olduğunca kendilerini hazır hissetmeden çocuk sahibi olmamalı, bakabilecekleri kadar çocuk yapmalı, özellikle bebeğin ilk dönemlerinde aileden veya çevreden sosyal destek almalı.”

2 yaş altı çocukların hiçbir nedenle sarsılmaması gerektiğini vurgulayan Mehmet Demirdöven, şu uyarılarda bulunuyor: “Çocuğunuzu taşırken, tutarken her zaman başına destek olun. Çocuğunuzla ilgilenecek ya da ilişkide olacak herkesi sarsıntının zararlarından haberdar edin. Buna bebek bakıcıları, akrabalar ve oynarken ona zarar verebilecek olan kardeşler de dahil. Pek çok bebek yaşamının ilk yıllarında bol bol ağlar. Bunun normal olduğunu bilerek alışmaya çalışın. Eğer bebeği bilerek ya da istemeden sarstınızsa, korkmadan ve utanmadan onu bir sağlık kuruluşuna götürün. Bu bebeğinizi daha sonra çıkabilecek birçok sorundan korur, hatta hayatını kurtarır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.