Anne Baba Aile

Aileyi Kurtarmak İsteyen Ev Hanımlarına Sahip Çıksın

Yaşamış olduğumuz çağda çalışan anneler ve teknolojinin getirmiş olduğu bir kısım meşguliyetler, çocukla anne arasındaki güveni zedelemekte, annenin evladını ihmali bazen bütün bir topluma mal olmaktadır. Çocuk eğitiminde eskiye nispetle sıkça karşılaşmış olduğumuz özgüven eksikliğinin temel sebeplerinden bir tanesi de, anne ile çocuk arasındaki bağlanma(güven ilişkisi) ve okul çağı geldiğinde ortaya çıkan kopmanın(okula güven ve öğretmene bağlanma) sağlıklı şekilde olmamasıdır.

Okul fobisi artık okullarımızda % 10’lu seviyelerden % 20’li seviyelere yükselmiştir. Anasınıfı eğitiminin yaygın hale getirilmesi vesilesiyle bu tesir, birinci sınıf öncesinde azaltılmaya çalışılmaktadır. Okul fobisi anne baba ve okulun gayretiyle bir süre sonra aşılsa bile çocuğun özgüven eksikliğinin ortadan kalkması idealist eğitimciler ve ilgili velilerin gayretine rağmen uzun yıllar devam etmektedir.

Çalışan eşin iş hayatının, evliliğine yansıması ise çocuğun dünyasına yansımasından daha vahim sonuçları doğurmaktadır. Çalışan eşin, eşini ihmali bu evlilik hayatının en önemli sorunlardan biridir. Eve akşam olduğunda yorgun argın dönen, belki amirinden fırça yiyen, şartlara göre evine iş getirmek zorunda kalan bir hanım, aynı zamanda kültürümüzün yanlış bir beklentisi olarak çalıştığı halde bir ev hanımının sorumluluklarını aynı şekilde evde yerine getirmek durumunda kendisini bırakabilmektedir. Kesinlikle erkeğe nispetle çok daha yıpratıcı bir sürece daha zayıf yapısıyla tabi tutulmaktadır. Temelde duygusal bir yapısı olan kadının bu kadar büyük sıkıntılar neticesinde duyguları karmakarışık hale gelmekte ve eşiyle istenilen düzeyde iletişim kuramaz duruma düşmektedir.

İstatistikler Kara Kara Düşündürüyor

Belki şu vereceğim istatistiki bilgiler bu karmaşık hale gelen duyguların oluşturduğu tahribatı ifadeye yeter. Boşanma davalarının yüzde 60’ı kadınlar tarafından açılmakta ve boşanan kadınların yüzde 80’i çalışan kadınlardan oluşmaktadır. Profesyonel iş hayatında bulunan kadınlar, ev hanımlarına göre altı kat daha fazla boşanmakta. Bu istatistikler, çalışan kadının çalışmayana nispetle daha çok stresli olduğuna veya geçimini sağlayacak kadar para kazanan kadının kocasına daha az müsamahalı yaklaştığı sonucuna bizleri ulaştırmaktadır.Çalışan kadının daha çok boşanmasının önemli nedenleri vardır: Kadının hem profesyonel alanda hem de evinde olmak üzere iki farklı role sahip bulunması onu ciddi anlamda zorda bırakmaktadır. Çalışan kadın, iki arada bir derede kalmakta, her iki yönde de başarı sağlamakta güçlük çekmektedir. Kadın evine vakit ayırdığı zaman kariyeri tehlikeye girmekte, kariyerine yönelirse evini ihmal etmektedir. İşine daha çok vakit ayırdığı zaman koca bunu anlayışla karşılamayabilmektedir. Eğer buna ilave olarak eşler arasında saygı ve sevgi bitmişse kadına bu iki yükü birden taşımak artık anlamsız gelmektedir.

Ev Hanımları Maddi Olarak Taltif Edilmelidir.

Çocuk eğitiminde ve eşler arası diyalogda karşımıza çıkan bu problemler, aslında isimsiz ve mesleksiz bir kahraman gibi karşımızda duran, yapmış olduğu fedakârlıklarla ailenin sigortası olan ev hanımlarının ne kadar çok ihtiyaç duyduğumuzun habercisidir. Onların büyük bir misyonu nasıl eda ettiklerinin ülkemizin Avrupa’ya nispetle bugün hala düşük boşanma oranlarına sahip bir ülke olmasıyla daha iyi anlamaktayız. Ülkemizin boşanma oranlarının batıya nispetle düşük olmasının ana sebeplerinden birisi bu isimsiz aile kahramanlarının varlığından kaynaklanmaktadır. Mutlaka bu kahramanların gayretleri idarecilerimiz tarafından da fark edilmeli ve ev hanımlığının iade-i itibarı adına bu gayretler ücretlendirilmeli ve ev hanımlığı teşvik edilen meslekler kapsamına bir an önce dâhil edilmelidir.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.