Anne Baba Aile

Annelikte Sınırsız ve Sinirsiz Mutluluk

Uyku saati konusunda çok hassas bir anneyim ve bu yazıyı okuyan bir çok annenin de benim gibi “Evet çocuğumun sabit bir uyku saati olmalı” dediğini duyar gibiyim.

Haklıyız; tertip kaliteli bir hayatın belki de ilk şartı.

Peki ya çocuk uyumak istemezse? Yahut yemek saatinde çocuk yemek yemeyi istemiyorsa?

İşte disiplin asıl bu noktada devreye giriyor. Bu durumda çocuğa nasıl davranmalı, onlara karşı nasıl bir üslup takınmalıyız?

Biliyoruz ki ilk eğitim ailede başlar dolayısıyla ilk öğretmen de anne babadır. O zaman bir eğitmenin nasıl bir üslupla hareket etmesini istiyorsak biz de o şekilde hareket edelim.

Yaptırımlarımıza çocuk olumsuz karşılık veriyor olabilir. Fakat unutmayalım biz bu durumda bağırıp çağırıp çocuğa sözlü ve fiziki şiddet uygulayarak asla muvaffak olamayız.

Çocuklarda öğrenme ilk etapta model alma ve taklit etme yoluyla oluşur. Şayet çocuk öğretme şeklini bizden kızarak, bağırarak yapıldığını öğreniyorsa onların ileride göstereceği şiddet eğilimli davranışlarda bizim de payımız olacaktır.

Yukarıda uyku saati veya yemek yedirme hassasiyeti dedik. Evet böyle basit bir mevzuda biz sinirlerimize hakim olamayıp kızarak, sinirlenerek jest ve mimiklerimizi sertleştirerek yaptırmaya kalkarsak çocuğu da kendimizi de üzüntü ve strese iteriz.

Unutmayalım stres bulaşıcı bir hastalık gibidir. Evladımızın istemediğimiz tavrı, bizim yansıttığımız stres karşısında belki de iki katına çıkacaktır.

Bu noktada şunu da belirtmek lazım ki yavrularımıza karşı üslubumuzu ayarlarken ifrat-tefrit noktayısında ölçüyü iyi ayarlamak lazım.

Sözlü şiddetten uzak dururken çocuğa tam tersi bir yaklaşımla “Aşkım, bitanem, prensesim” gibi hitap şekillerini kullanmamakta fayda var.

Çünkü bu konuyla ilgili Psikolog Ayşe Özden bazı hitap şekillerinin çocuklarda davranış bozukluklarına sebep olabileceğini belirtiyor. Mesela aşkım, bitanem gibi hitaplar çocukların karşı cinse karşı eğilimlerinin erken başlamasına sebep olabilirken; bebeğim, bebişim gibi hitaplar ise çocuksu duyguların kalıcı olmasına ve kendine güven eksikliğine sebep oluyor.

“Peki nasıl hitap edelim?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Yavrum, evladım, annecim, kızım ve oğlum gibi daha seviye arz eden, daha masum hitap kelimeleri kullanılabilir.

İlk eğitmenler olarak bizlerin omzuna yine büyük vazifeler yükleniyor. Miniklerimize, dünyaya gözlerini açtıkları andan itibaren bizim şekillendirdiğimiz birer eser nazarıyla bakalım.

Biz nasıl davranırsak onlar da öyle davranmaya çalışacak. Biz nasıl konuşursak onlar da öyle konuşacak. Çocuklarımız bizim aynamızdır. Bizde ne görüyorlarsa onu yansıtacaklar. Bunu hep hatırımızda tutalım ve ona göre bir üslup, ona göre bir tavır sergileyelim.

Anne baba gibi bu kutsal vazifemizde mutluluğu sınırsız; olumsuzlukları sinirsiz yaşama temennisiyle…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.