Anne Baba Aile

Çocukla Kariyer Bal Gibi de Olur!

Bayanların zihnini en çok meşgul eden soru(n)lardan birisi; “Annelik mi yoksa kariyer mi”?

Evet, bir anne ve aynı zamanda iş hayatımda farklı tecrübelerimin olmasını isteyen bir bayan olarak hep sorar dururum bu soruyu kendime.

Ve muhasebem sonucu kendime verdiğim ilk cevap ise tabi ki annelik olmuştur. Peki, o zaman anne olunca kariyer yapılmamalı mı? Daha da genelleştirecek olursak Sağlık Bakan’ının ifade ettiği gibi “annelik bir kariyer” midir?

Kadının omuzları naiftir ama bir o kadar da fazla yük taşır. Kadın eştir, annedir, ev hanımıdır. Bunun yanında kadın çalışmak ister, eğitimine devam etmek ister, kısacası kariyer yapmak ister.

Aslında çok zor görünse de ufak bir plan ve programla hepsini bir arada yapmak mümkün.

Önceliğimiz eşimiz ve çocuklarımız olmalı, onlara kaliteli zaman ayırma konusunu kendimize düstur edinmeliyiz.

24 saat çocuklarla birlikte olup iletişim kurmayan, 10 dakika dahi oyun oynamak istemeyen bir anne olmaktansa 2 saat dolu dolu zaman geçirip çalışan bir anne olmak bana daha önemli geliyor.

Uzmanlar özellikle 0-2 yaş döneminde çocukla güvenli bağlanma denilen duruma önem vermemizi belirtir.

Evlat, anne babayla kaliteli vakit geçiremeyip iletişimde problem yaşıyorsa “duygu bastırması” denilen olay ergenlikte sert bir şekilde ebeveynin karşısına çıkabilir.

Aynı şekilde “yorgunum, vakit bulamıyorum” diyerek eşimiz geri plana atılırsa bu da evlilik hayatında bir takım sorunlara yol açabilir.

O zaman belirttiğimiz gibi zamanımızı kaliteli harcamaya özen göstermeliyiz. Kariyer noktasında planlarımızı yapmalı, hedeflerimizi koymalıyız.

Hedefimizi koyuyoruz, bunları yaptığımız süre içerisinde de eşimize ve çocuklarımıza sağlıklı bir zaman dilimi ayırmayı unutmuyoruz.

Örneğin, akademik alanda isek çalışmamız gereken dersi, ailecek yapılabilecek kitap okuma etkinliğine dönüştürerek çalışabiliriz.

Hem annelik hem kariyerin bir arada yürümesi için takıntılardan bir şekilde uzaklaşmak kadına iyi gelecektir. Çünkü ikisinin de önüne set çeken takıntı, iki durumda da bizleri başarısız kılabilir.

Mesela “evim düzenli olmalı takıntısı” çocuklarımızla oynanabilecek oyunları kısıtlayabilir. “

Üstü kirlenecek takıntısı” ise yavrularımızın fiziksel becerilerini, girişimciliğini engelleyebilir.
Bunların telafisi mümkün olan şeyler olduğunu unutmayalım. Dağınıklık, kirlilik telafi edilebilir ama çocuğun bastırmasına neden olduğumuz duyguların telafisi daha zordur.

O halde takıntılarımızdan sıyrılıp ailemizle kaliteli vakit geçirdiğimizde kalan süreyi kişisel gelişimimiz için kullanabiliriz. Mü’min denge insanıdır. Nasıl ahiretimiz ile dünyamızı dengede tutuyorsak ailemiz ve işimizi de dengede tutmak zorundayız.

Yoksa sadece iş hayatında başarılı olmak “BAŞARILI OLMAK” değildir. Kariyeri geniş tutmamız gerekir. Dengeyi tek yönlü sağlamak bizi başarılı kılmaz.

Annelik yanımız terazinin aşağılarında, eş olma yönümüz ya da evlat olma yönümüz aşağılardayken, onlarla iletişim kuramayıp, gidip milyonlara konferans seminer versek bizim için bir şey ifade etmez.

Son olarak unutmayalım, annelik hayatımızda belki de en önemli tecrübedir. Bizi asla köreltmez.

Mesleki anlamda olmasa bile kişisel gelişimimize fazlaca katkı sağlar. Bu açıdan çocuklarımızı hayatımıza engel olarak görmek yerine hayatımıza ve kişiliğimize olan katkılarını görmeye çalışalım.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.