Anne Baba Aile

Çocuklarda Cinsellik ve Cinsiyet Gelişimi

Cinsiyet bir insanın var olmasıyla beraber oluşan ve hayat boyunca taşıdığı kimliğin en önemli parçalarındandır. Cinsiyetimizi belirleyen genlerimiz olmakla beraber cinsel kimliğimizin oluşmasında hayat olayları, aile ilişkileri, oynadığımız oyunlar, büyütülme tarzı ve birçok farklı faktör rol almaktadır. Bu sebeple çocuğumuzun sağlıklı ruhsal gelişi için cinsiyetini göz önünde bulundurarak doğru yaklaşımlarla davranmak ve ihtiyacı olan şekilde cinsel kimliğinin oluşmasında katkıda bulunmak gerekiyor. Aksi durumda çocuğun cinsel gelişimle ilgili birçok bozukluk gelişebilir ve bu bozukluklar sıklıkla kalıcı olabilir.

Çocuklarda cinsiyetle ilgili farkındalık 3-4 yaşlarında başlasa da birçok bilimsel araştırma çocuğun anne karnında cinsiyetinin bilinmesiyle beraber ailenin çocuğa karşı geliştirdikleri hayaller ve yaklaşımların çocuğun cinsel gelişimde rol aldığını göstermiştir. Yani anne-babanın doğacak çocukları hakkındaki hayallerinden tutunda doğduktan sonra giydirdikleri elbiseye kadar, hatta sevme şekline kadar birçok faktör cinsel kimliğin gelişimini etkiler. Özellikle daha önce farklı cinsiyette çocuğunu kaybeden veya doğacak çocuğun cinsiyetinden memnun olmayan ailelerin çocuklarına yanlış yaklaşımları ileride bu çocuklarda cinsel kimlik problemlerine yolaçabilir.

İlk Aşama Cinsiyet Bilinci

Çocuklar genellikle 3-4 yaşlarında cinsel konulara ilgi duymaya başlarlar. Bu dönemde, ilk aşama çocuğun kendi cinsiyetinin bilincine varmasıdır. Ben erkeğim veya ben kızım diyebilirler. Çocuklar kendi cinsiyetlerini keşfetmelerine paralel olarak karşı cinsi de keşfetmeye çalışırlar ve aralarındaki farklılıkları incelerler. Bu dönemdeki ikinci aşamada, cinsel kimliklerine sahip çıkmaya başlarlar. Kız çocuklarının elbise ve etek giyme konusundaki ısrarı, erkek çocuklarının külotlu çorap giymeye karşı direnci cinsel kimlik davranışlarının belirgin örnekleridir.

Çocuğunuzun cinsiyetini keşfetmeye başladığı dönemde olduğunu hem davranışlarından, hem de sorduğu sorulardan anlayabilirsiniz. ‘ Ben dünyaya nasıl geldim?’,’ Kızlar neden toka takar?’ ,’Erkekler neden etek giymez?’, ‘ Annemin neden bıyıkları yok?’ gibi sorular çocuğun cinsiyet farklılığını keşfetmeye başladığının ilk işaretleridir. Yine bu dönemlerde çocukların farklı renkte ve tarzda elbiseler giymesi ve farklı oyunlar ve oyuncaklarla oynamaları beklenilmektedir.

Çocukların Meraklı Soruları Cevapsız Bırakılmamalı

Çocukların bu yaş döneminde cinsiyet ve cinsellikle ilgili soruları ve merakı yanlış anlaşılmamalı ve bu konuda yasaklama veya ayıplama olmamalıdır. Ergenlik dönemine kadar çocuklarda gerçek cinsel dürtüler ve fanteziler oluşamaz. Çünkü cinsel isteğimizi tetikleyen en önemli faktör cinsel hormonlardır. Çocukluk çağında cinsellikle ilgili sorular tamamen bilgi edinme amaçlıdır ve meraktan kaynakların. Bu sebeple bu durumda çocuklara kızmak, yasaklamak veya görmezden gelmek çocukların daha çok merak etmesine yol açar. Ayrıca doğru bilgilendirilmedi zaman yanlış anlaşılmalara ve çocuğun cinsiyetinin fark etmemesine yol açabilir.

Çocuk-Anne-Baba İlişkisi Önemli

En önemli konulardan birisi de çocuk anne-babayla ilişkisidir. Çocuğun hemcins ebeveyniyle sağlıklı iletişim kurması ve onu örnek alabilmesi sağlıklı cinsel kimlik gelişiminde kilit rol alır. Eğer ilgisiz bir baba oğluyla ilgilenmez ise veya ona kötü davranırsa o çocukta baba olmak istemez. Bir başka önemli husustan çocuğun karşı cinsiyetteki ebeveynine ilgisidir. Örneğin erkek çocuğun annesine ‘aşık’ olması gibi. Bu durum yadırganmamalı ve aşırı tepkiler verilmemelidir. Bu durum aslında bir taklittir. Çocuk babasını veya başka bir erkek figürü taklit eder. Aynı zamanda annesine karşı olan sevginin bir ifadesidir. Çocuğun bu dönemde ‘aşık’ olacağı insan annesi olabileceği gibi öğretmeni veya kreşteki kız arkadaşı olabilir.

Mahremiyet Duygusu Gelişmeli

Yine bu dönemde en önemli hususlardan biri de mahremiyet ve utanma duygusunun gelişmesidir.

  • Öncelikle çocuğun mahremiyetine saygı duyulmalı. Ebeveynle çocuk arasında mahremiyet sınırının korunması gerekir.
  • Genellikle çocukların 2 yaştan sonra yatağının ve odasının ayrılması öneriliyor. Buradaki asıl amaç mahremiyetin ve özel alan (çocuğa ait alan) kavramının geliştirilmesidir. Kardeşlerin de belli yaştan sonra (5-6 yaş) farklı cinsiyete göre odalarının ayrılması gerekmektedir. Hatta ergenlik dönemine girmiş çocukların kendilerine ait odaları olması önerilmektedir. Çocuğa ait bu alanlara izinsiz girmek veya müdahale etmek doğru değildir.
  • Çocuğun yanında soyunmak, banyo yapmak veya cinsel içerikli kelimeler sarf etmek kesinlikle doğru değildir. Yine çocuğun kendisinin çıplak dolaşmasına izin verilmemelidir, becerileri geliştikçebanyo ve tuvalet konusunda sorumluluklarını kendi yapması sağlanmalıdır. Özel yerlerini her kesin yanında göstermesinin doğru olmayacağı ve bu yerlerin örtülmesi gerektiği uygun bir dille anlatılmalıdır.
  • Özellikle tuvalet eğitiminin zamanında verilmesi bu konuda kritik öneme sahiptir. Aynı zamanda çocuğun üzeri değiştirirken veya ona sarılırken, öperken çocuğun onayını almak gerekmektedir.

Unutulmamalıdır ki çocuğun cinsiyeti en önemli kimliğidir ve bu kimliği ömür boyu taşıyacaktır.

Sağlıklı ve mutlu yarınlar dileklerimle…

 

 

 

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.