Anne Baba Aile

Dayak Çocuğu Terbiye Etmez Ama Size Düşman Edebilir

Kalp katılığı, vicdan yoksulluğu, merhamet noksanlığı insana dedirtir ki “dayak cennetten çıkmadır”… Bu saydıklarımız hiç mü’minin vasıflarına benzemiyor oysa ki. Biz Efendimiz(sav)’den böyle bir hadis duymamışken Kur’an-ı Kerim’de böyle bir ayet okumamışken neye göre kanaat getirildi? Yani dayağın cennetten çıktığını açıklayabilenimiz yoktur herhalde. Karşımızda bir yavru var, sonsuz mucizelerle karnımızda geçirdiği evrelerden sonra gözlerini kucağımızda açmış, varlığıyla varlığımıza huzur, mutluluk getirmiş bizim yavrumuz. Kimsenin vurmasına razı olmayan ebeveyn “Benim çocuğum döverim de, severim de” kılıfıyla uygular acımadan şiddeti. Peki, Rabbimizin Rahman sıfatını hatırlayalım o zaman, kul asilik etse de isyan etse de, bile bile hata kusur işlese de Rabbimiz merhametini esirger mi? Bize hadiste tavsiye edildiği gibi; “Rahmet ve şefkat sahiplerine Rahman olan Allah rahmet eder; arz ehline rahmet edin ki (şefkatli-müşfik) sema ehli de size rahmet etsin” buyuruluyor. Aksi takdirde olsaydı “çocuğa vurduğunuz yerde gül biter” sözü yer alırdı kaynaklarda. Anne-baba bir kere empati kurup çocuğun yerine kendisini koymalı. Çocuğu neden dayak yedi? “-Efendim, çok pahalı olan üstelik çokta değer verdiği vazomu kırdı!” Peki temizlik esnasında toz alırken o vazo kendi elimizde kırılmış olsaydı, kendimizi de tokatlar mıydık? “-Uğraşıyorum saatlerdir ama bir lokma yemek yediremedim!” oysa bizimde iştahımızın olmadığı zamanlar olur, itip kakar mıyız o zaman da kendimizi?

“-Taksitini bitirmediğim cep telefonumun ekranını çatlattı!” bizim çocuğa vurduğumuzda verdiğimiz hasar emin olalım telefondaki hasardan daha fazla olacaktır…

O halde merhamet yönümüzü köreltmeden karşımızda duranın bizim evladımız olduğunu unutmadan yaptığı yanlış ne ise iletişim kurarak, yaptığı yanlışın sonuçlarını izah ederek hareket etmeliyiz.

Bunları bilmemize düşünmemize rağmen hala hakim olamıyorsak kendimize o zaman şiddet eğilimi yahut kontrol noktalarımızda bir problem olduğu ortaya çıkar ki, bu durumda acil uzman desteğine ihtiyacımız olabilir.

Peygamberimiz bize bu noktada; “Küçüklerimize şefkat etmeyen bizden değildir.” diyerek merhametli davranmayı tavsiye eder.

Merhamet duygusunu içimizde yeşertip büyüten ise şiddetin tam tersi olan sevgidir. Sever ve sevgimizi gösterirsek onlarda bizi sever ve sevdiği için daha az üzer.

Lütfen yapma dediğinde sırf sizi kırmamak için yapmamaya gayret gösterir.

Hep ifade ediyoruz evlatlarımız bizim aynamız gibidir. Sevgi görürse sevgi; şiddet görürse şiddet barındırır öyle muamele ederler.

Ve onları sevmekten, sevdiğinizi göstermekten korkmayın.

Çünkü biz “Çocuklarınızı çok öpün, zira her öpücük için size cennette bir derece verilir, melekler öpücüklerinizi sayarlar ve sizin için yazarlar” diyen güzeller güzeli örnek bir Peygamber’in (sav) ümmetiyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.