Anne Baba Aile

Din Öfkelenmemendir…

“Anlamıyor musun, din öfkelenmemendir!”

Kabe de Hacer-ül Esved’e dokunabilmek veya yakınında geçebilmek için o kadar mücadele ediyorsunuz ki; başörtünüz açılmış, birisinin ayağına basmışsınız, itmişsiniz.. fark etmiyorsunuz. Ramazanda teravihe gittiğiniz camide annesinin manevi ortamı soluklaması için getirdiği çocuğun cami içindeki koşuşturmasına kızıp, onu azarlayarak; çocuğun zihninde unutulmaz kırıcı izler bırakıyorsunuz. Camiyi görmek veya gezmek için gelen, kıyafeti uygun olmasına rağmen sadece başı açık diye bir kadının içeri girmesine müsaade etmiyorsunuz. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Sadede gelelim.

Hacer-ül Esved’e dokunmak sünnettir; ama o esnada başımızın açılması haram, birisinin canını yakmak kul hakkı. Namazı huzur ve sessizlik içinde kılmak güzeldir; ama çocuklarımızı camiye alıştırmak vazifemiz. Camide mahviyet ve adabı sağlamak iyidir; ama bu yüzden birilerini kırmak, belki dinden soğutmak büyük yanlış. Umreye gittiğimde hacıların Makam-ı İbrahim’i görebilecek yerden namaz kılmak için nasıl yarış yaptıklarını şahit oldum. Acı olan, namaz yeri için kavga eden hacı anneleri görmekti. Ne kadar günaha girdiklerini fark etmemişlerdi.

Geçelim.Bizim örneğimiz Efendimiz (sav) insanlara nasıl davranıyordu? Yanlış ve cahilce hareketlere karşı muamelesi neydi? Birkaç örnek aktarayım.

Bir bedevi Mescid-i Nebeviye hacetini yapmıştı. Bunu gören sahabe adamın üzerine yürümeye kalktı. Efendimiz (sav) sahabeyi durdurdu ve sonra bir kova su istedi. Mübarek elleri ile orayı temizledi. Kızmadı bile. Cübbesinin yakasını üç defa çekip, mübarek boynunu kanatan kişinin sorduğu soruya verdiği cevap ne kadar manidar ve bugün de en büyük eksiklerimizdendir: “Anlamıyor musun, din öfkelenmemendir!” Necranlı rahiplerin Mescid-i Nebevi’de ibadet etmelerine müsaade etmiş, sahabeye; “Onları serbest bırakın, müdahale etmeyin.” buyurmuştu. Sakif kabilesinin Müslüman olmadan önce Mescid-i Nebevi’de çadır kurup orada kalmalarını istemişti. Mescitte Kur’an dinlemelerinin daha iyi olacağını buyurmuştu. Torunlarının namaz kılarken mübarek omuzlarına çıkmasına izin verir, onlar oynamaktan vazgeçinceye kadar secdede kalırdı. Ne kadar muhteşem değil mi? Dini yaşarken özünü kaybetmemeye dikkat edelim. “Din güzel ahlaktır.” buyuruyor Hazreti Peygamber (sav).Özü ıskaladığımız zaman sevaba gireyim derken günaha yaklaşıyoruz. Edep derken kalp kırıyoruz.

Efendimizin metodunu uygulasak dünya ne güzel olur, değil mi?

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.