Anne Baba Aile

Evlilikle İlgili Şehir Efsaneleri-4

Boşanmak, Savaşı Anımsatan Bir Evlilikten İyi’dir Sözü Ne kadar Doğrudur

‘’Dünden bugüne kadın ve erkeğin görev ve sorumluluklarında neler değişti?’’ diye bir soru sorsak hepimizin vereceği yanıt birbirine benzer sanırım. Erkekler, geleneksel ve kalıplaşmış görevlerini sürdürmeye devam ederken, kadınların daha fazla sorumluluk sahibi oldukları konusunda hepimiz hemfikiriz.

Peki, bu süreçte neler değişti? Kadının iş yaşamına atılması, bu kulvarda görevler üstlenmesi kendine olan güvenini arttırdı. Bu durumunda aile yaşantısına yansımaları oldu.

Eskiden herhangi bir konuda karar alma aşamasında ‘’eşime bir sorayım, eşim bilir’’deniyorken, artık’’akşam eşimle konuşalım, birlikte bir karara alalım!!denmeye başlandı. Bu olumsuz bir değişiklik değil. Ortak karar almak, önemli bir konuyu eşle istişare etmek birçok problemi önlüyor. Ancak bazı ailelerde bu cümle ‘’akşam eşimle konuşayım, ben onu ikna ederim. Olmazsa da, yine benim dediğim gibi olur’’haline dönüşüyor.

Bu anekdotun ardından ‘’Evlilik mi? Güç mücadelesi mi?’’diye bir soru geliyor insanın zihnine. Sanırım bu ‘’Yaşam bir mücadeledir, sadece üstün olan kazanır’’ifadesiyle dünya görüşü olarak önümüze sunulan bir felsefenin yansımaları.

Fedakârlık yapmayan, benmerkezci yaşayan bireyler, eşleriyle bu tür bir iletişim(!) içine giriyorlar. Sonuç, istediği olmadığı zamanlarda sorun çıkaran, her kavgada boşanmayı düşünen kadınlar ya da erkekler… En önemlisi de, arada kalan, ne olduğunu henüz anlayamadan anne ya da babasından mahrum kalan çocuklar.

Çiftler bazen öyle bir hale geliyor ki, sürekli birbirlerini şikâyet ediyor. Herkes karşı tarafın adım atması gerektiğini söylüyor. Kısacası, ne çaba sarf etmeye niyetleri ne de vakitleri var.

Hayata dair en önemsiz konulara bile günlerimizi, haftalarımızı ayırıyoruz. Bazen bir toplantı ya da görev için haftalarca çalışıyoruz. Çocuklarımızın başarılı bir öğrenci olması için ömrümüzü vakfediyoruz. Fakat evlilikle alakalı konularda bir gurur, bir vakitsizlik söz konusu ki sormayın.

‘’Böyle bir evliliği sürdürmektense,, çocukların ve bizim psikolojimiz bozulmadan ayrılsak, daha iyi olmaz mı?’’hep sorulan bir soru. Çaba sarf etmektense, oradan hemen uzaklaşmak, kaçmak…’’Kolaya talip bir yaşam felsefesi Müslümanlıkla ne kadar bağdaşıyor?’’Bu sorunun yanıtını ilahiyatçı arkadaşlara bırakalım.

Peki, evlilikler ne zaman bu hale dönüşüyor? Hayata dair her konuyu merak eden, bilgi sahibi olmaya çalışan bir birey, evlilik konusunda neden bu kadar umursamaz oluyor? Diğer alanlarda hata yaptığında alttan almayı meziyet olarak görürken, evlilikte bu durumla karşılaşınca kendisini ezilen, taviz veren, haksızlık yapılan tarafa olarak görüyor? Üstelik her zaman haklı.

Unutmayalım, evliliklerde ilk adımı atmak-haklı ya da haksız olun fark etmez- size zarar değil, kar getirir. Çünkü siz, adım atmakla aslında huzurunuzu satın alıyorsunuz. Bedeli de, fedakârlık yapmak.

Mutluluğunuzu küçük sebepler için neden erteliyorsunuz ki?

Olumsuza odaklanıp, neden mutsuzluğa yelken açıyorsunuz ki?

Çözüm için çaba göstermek yerine neden savaşı andıran bir evliliği tercih ediyorsunuz ki?

‘’Boşanmak , savaşı anımsatan bir evlilikten iyidir.’’şeklinde özetleyebileceğimiz ve buram buram egoizm kokan bir şehir efsanesine inanmayın lütfen..

Boşanmak yalnızca iki kişilik bir eylem değildir. Bir çift ayrılınca çocuklar başta olmak üzere aileler, akrabalar ve bütün toplum etkilenir. Üstelik bu durum, ayrılan tarafların da bundan sonraki yaşamlarında karşı cinse karşı güvensiz bir tutum geliştirmelerine neden olur. Yapılan araştırmalar, ikinci kez evlilik yapan bireylerde boşanma oranının ilk kez evlilik yapanlara göre daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu yüzden savaşı anımsatan evliliğimizin hararetini azaltmak ve –ne olursa olsun- sabırlı olmak ve çaba sarf etmek en karlı yol olsa gerek.

Bunun için ‘’boşanma’’başlığını ilk seçenek olarak görmeyelim. Hatta seçeneklerin arsından çıkartıp kararlı bir şekilde evliliğimizi sürdürülebilir bir hale getirmeye çalışalım.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.