Anne Baba Aile

Filozof Yapan Evlilikler

Nerede o eski izdivaçlar, bir ömür boyu süren birliktelikler… Diye başlayarak ruhunuzu daraltmak istemiyorum. Nitekim Herakleitos’un da dediği gibi ‘’Değişmeyen tek şey, değişmenin kendisidir.’’

Eşler arası sıkıntılar, çatışmalar, ilkçağda bile mevcut. Hatta kendisini düşünmeye adamış, dış dünyayla iletişimini olabildiğince sınırlı tutan filozoflar arasında da.

M.Ö. 6. Yüzyılda yaşamış en ünlü filozof Sokrates’tir. Hitabet ustası olarak nitelendirilir. Gelin görün ki; evde, hitabet konusunda ondan daha fazla mesafe kat etmiş bir eşe sahiptir.

Felsefe tarihçilerinin büyük bir kısmı, Sokrates’in karısı yüzünden filozof olduğunu söylerler. Yani; evdeki dırdırdan kurtulmak için kendisini sokaklara attığını ve düşünmeye adadığını savunurlar. O dönem ait anekdotları incelediğimizde, felsefe tarihçilerine hak vermemek elde değil. Bu anekdotlarda Sokrates’in iki farklı yönüne şahit oluyoruz. Dışarıda, güçlü ve ikna edici; evde ise zayıf ve idare edici.

Eski Yunan, çok Tanrılı inanışa sahip bir toplum. Sokrates ise tek bir Yaratıcıya inandığı için pek sevilmiyor. Nitekim sonunda da baldıran zehri içirilerek idam ediliyor. Neyse, o konuyu başka bir yazıya bırakalım. Ne diyorduk? Sokrates’i sevmediklerinden bahsediyorduk. Bununla da kalmıyor, Sokrates’e deli muamelesi yapıyorlar. Gençleri üzerine salıyorlar. Sokrates, gençleri dinliyor, daha sonra onlara düşüncelerini anlatıyor. Gençler Sokrates’i dinledikten sonra “Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.” şeklinde özetlenebilecek bir kafa karışıklığına ve ikna edilebilirliğine sahip oluyorlar. Bu dışarıdaki Sokrates.

Gelelim evdeki haline… Bunu en iyi görebileceğiniz bir anekdotu sizinle paylaşayım. Sokrates, bir gün karısıyla hararetli bir şekilde tartışır. Tartışmanın sonunda Sokrates her zaman ki gibi kendisini dışarı atar. Tam kapıdan çıkarken karısı kafasından aşağıya bir kova suyu boşaltır. Sokrates ne mi yapar? Tabii ki filozofça davranır ve şöyle der: “biraz önceki gök gürültüsünden biraz sonra yağmurun yağacağını zaten anlamıştım.”

Sizce de karısının , Sokrates’in filozof olmasındaki payı yadsınamaz değil mi?
EBRU KODAK
AİLE VE EVLİLİK DANIŞMANI
PROFESYONEL EĞİTİM KOÇU

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.