Anne Baba Aile

Gül Kokulu Örneklerle Peygamberimizin (s.a.v) Eşlerine Davranışı

Aile dünyanın en sıcak müessesesi olmalı. İçinde huzur, sevgi, hoşgörünün olduğu bir yuva… Tabi ki bu yuvanın baş mimarı da evvela eşlerdir.

Her genç kızın hayalinin kıyısından, köşesinden muhakkak geçmiştir mutlu olabileceği, anlayışlı, merhametli, kendisini çok sevip ona değer verecek bir eş ile yollarını birleştirmek.

Hayırlı eş dedin mi akla ilk gelen, şüphesiz güzeller güzeli Peygamber Efendimiz (sav) oluyor. Eşlerine karşı sergilediği sevgisi, saygısı, nezaketi ve sıcaklığı hayallerdeki tabloyu ne de güzel yansıtıyor.

Öyle bir eş ki cahiliye devrinde erkekler kadına ikinci sınıf insan muamelesi yaparken O (sav), hanımının yanına girdiğinde selam vererek söze başlıyor, eşine yaklaşıp elini omzuna koyuyor, onunla sohbet edip, onun dertlerini dinliyordu.

Allah’ın Resulü (sav), onlara her daim kol kanat germişti. Bunun sebebini de en güzel veda hutbesinde açıklıyor:

“(Ey insanlar) Kadınların iyiliğini isteyin, durumlarının iyileşmesi için çaba sarf edin. Çünkü onlar müşterek hayatın gereği kendileri adına bir şey yapma gücüne ve imkanına sahip olmayan, sizinle birlikte yaşamak mecburiyetinde olan hayat arkadaşlarınızdır. Siz onları Allah’ın emaneti olarak aldınız.”

Evet, Allah’ın Resulü (sav) eşlerini kıymetli bir emanet bilmişti. Emanete hıyanet müminlere hiç yakışır mıydı?

Sevecendi Peygamberimiz (sav). Sevgisini sık sık ifade eder, hanımlarını mutlu ederdi.

Bir gün Hz. Âişe, Peygamber Efendimize sordu:

“Yâ Resûlallah, bana olan sevgin nasıldır?”

Peygamberimiz (sav):

“Kördüğüm gibidir.” diye cevap verdi.

Hz. Âişe arada bir sorardı Güzeller Güzeli Eşine (sav):

“Yâ Resûlallah kördüğüm nasıldır?

Peygamberimiz (sav):

“İlk günkü gibidir.” diye cevaplardı.

Sevgisini sadece sözleriyle ifade etmez, yeri geldiğinde davranışlarıyla da bunu hissettirirdi.

Mesela eşinin su içtiği bardağı alır, onun ağzına değdirdiği yerden su içerek sevgisini izhar ederdi…

Ya da yemek yerken bazen hanımının yediği şeyi elinden alıp onun ısırdığı yerden yer ve aralarındaki bağı daha da kuvvetlendirirdi.

Hz. Peygamber’in (sav) yemeğe hanımından önce başlamaması da onlara karşı ne kadar nazik olduğunun ayrı bir göstergesiydi.

Allah’ın Habibi (sav) eşleriyle şakalaşmayı da ihmal etmezdi. İşte o güzel latifelerden biri…

Bir gün Hz. Âişe annemiz bulamaç pişirdi. Peygamberimiz (sav) sofraya eşlerinden Hz. Sevde annemizle birlikte oturdu. İki Cihan Serveri (sav),  iki hanımının ortasında oturuyordu. Hz. Sevde bulamacı yemiyor, Hz. Âişe yemesi için ısrar ediyordu. Hz. Sevde ise yememekte ısrar ediyordu. Hz. Âişe “Yemezsen yüzüne sürerim.” dedi. Sevde annemiz yememekte ısrar edince Âişe dediğini yaptı ve bulamacı alıp onun yüzüne sürdü. Bunun üzerine Gönüller Sultanı (sav) Sevde’nin elini alıp bulamaca batırdı. “Sen de ona bulaştır.” dedi. Daha sonra onların hâlini gülerek seyretti.

Ve sabırlıydı Güllerin Efendisi (sav)… Eşlerinden hiçbirine bırakalım vurmayı, tek bir kötü söz dahi söylememişti. Eşlerinin bazen sabahtan akşama kadar Peygamberimize (sav) küstükleri olurdu. Peygamberimiz (sav) ise onların bu davranışlarına alınmaz, tahammül eder ve hanımlarına yumuşak davranırdı.

Bir de günümüze bakıyoruz…

Zalimin zulmünü benimseyen erkekler eşini çocuklarının gözü önünde dövüp elin alemin ortasında söverken acaba kimi örnek alıyor?

Nüfus cüzdanında dini “İslam” yazan o insanlar, neden dininin Peygamberini (sav)  örnek almak yerine cahiliye devrinin eblehlerine benzemeyi tercih ediyor?

Namazımızda “Lâ ilâhe illallah Muhammedun Resûlullah” derken; bineğine binerken hanımlarını dizlerine bastırarak çıkmasına yardım eden Peygamberimizi anıyoruz.

Lütfen duymayalım artık bu kadına şiddet ve cinayet haberlerini.

“Çok zor değil diyor” şair:

SEVDİĞİNİZE GÜL VERİN, GÜL’ÜNÜZ YOKSA GÜLÜVERİN

Bari ufacık bir tebessümün cimrisi olmayalım. Kainatın İftihar Tablosu Efendimizi (sav) ve O’nun mübarek hanımlarını kendimize rehber edinelim.

Erkekler zevcelerine, biz kadınlar da eşlerimize karşı davranışlarımızda Gül Sultan’ı (sav) örnek alalım.

Ve hiç bir şey yapamasak bile diğer yarımız, eşimiz, hayat arkadaşımız, ahiret yoldaşımız için en azından sadece GÜLÜVERelim…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.