Anne Baba Aile

Günlük İşlerimizde Esma’ül-Hüsna’nın Yansıması-4

El Habib (cc): Sevgi bazen fedakârlıktır

Yaratılış sırrında sevgi vardır. “Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl” mısrası o sırra güzel bir işarettir. Cenab-ı Hakk’ın (cc) Hazreti Peygamber’i (sav) dünyaya peygamber olarak göndermesi, insanlığa ebedi saadet yolunu göstermek içindir. Ayet bu hakikati şöyle ifade eder: “De ki, siz gerçekten Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bağışlayıcıdır.”(Al-i İmran 31) Efendimiz’in (sav) peygamberliği ve Kur’an-ı Kerim’in indirilmesi Allah’ın (cc) varlığa olan sevgisine ispattır.

Bu muhabbetin bir tezahürü de hediye edilen

rızıkların en güzel şekil ve renkte bize sunulmasıdır.

Mavi deniz, yemyeşil ormanlar, renkleri ve harika görüntüleriyle arz-ı endam eden tabiat… hep o muhabbetin yansımalarıdır. Kulunu dünyaya gönderirken, onu karşılıksız sevecek insanları ona hizmetkâr etmesi bu sevginin hoş bir tecellisidir.

Yüce Yaratıcı (cc) El Habib isminin yansıması olan bu muhabbetten bizi de nasiplendirdi ve bu sevgiye sınır da koymadı. Hayatımızdaki insanları ve onlara duyduğumuz sevgiyi bir düşünün. Eşimize ayrı bir sevgi besleriz, evladımızın sevgisi bambaşkadır. Anne muhabbeti hiçbir şeye benzemez, babanın yerini hiç kimse tutmaz. Küçük kardeşler ayrı değerlidir, abla-ağabey daha farklıdır. Akrabalarımız ve arkadaşlarımıza olan sevgi çeşit çeşittir ve hepsinin yeri bizde ayrıdır. Gençliğimizi, sağlımızı, kendimizi severiz.

Evimizdeki eşyalar bile bize farklı anlam ifade eder. Masanın üstündeki vazo, vitrindeki porselen takımlar, çekmecelerde ki çeyizler… hepsi ayrı kıymetlidir ve bunların zarar görmesini istemeyiz. Bu örnekler saymakla bitmez.

Bu kadar sevgi aynı zamanda sevilenler adedince hüzün olarak dönebilir. Çünkü her ölüm, ayrılık, eskime, pörsüme, kaybolma insanı üzer. İnsan sevdiğinin ebedi olmasını ister. Ebedileştirmek biraz da bizim elimizdedir. Yunus Emre, “ Yaratılan severiz Yaratandan ötürü” derken bize o yolu gösterir. Örneğin; evladı Allah için sevmek onu en güzel şekilde terbiye etmektir. Eşi, Allah (cc) için sevmek birbirlerinin ibadet hayatına katkıda bulunmak ve her zorluğu sabırla aşmaktır. Anne ve babayı Allah için sevmek ayetin emri ile onlara “öf” bile dememek, kalplerini kırmamaktır. Evini eşyasını Allah (cc) için sevmek bunları Allah (cc) yolunda kullanmaktır. Allah için sevebilmeyi başarabildiğimiz zaman elimizden kayıp gidenler bizi fazla yıpratmayacaktır.

Bazen sevgi fedakârlıktır ki; tâ ötelerde Allah (cc) için vazgeçtiğimiz şeyler karşımıza çıksın bizi mutlu etsin. Efendimiz (sav) Mîraç’ta girdiği cennetten tekrar yeryüzüne, insanların eziyetine katlanmayı göze alarak dönmesi, ne ile ifade edilir? Ayet “Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse üzüntüden kendini yiyip tüketeceksin.” (Şuara, 26/3) buyurur. Efendimizde (sav) bulunan şefkatin yanında insanlığa olan muhabbetin yansımasıdır o üzüntüler.

Yıllar önce oğlunun Başkurdistan’a gitmesine engel olmak için “Oğlum hep ben mi ağlayacağım?” diyen annesine evladı, “Evet anne. Eğer 70 sene önce anneler ağlasaydı bugün sen ağlamayacaktın. Senin nasibine ağlamak düştü.” dediği gibi bazen sevgi cennette buluşmak üzere kısa ayrılıklara seve seve tahammül etmektir.

Kalpte hakiki bulunan iman sevginin de kaynağıdır. Bugün o sevgiyi cömertçe gösterme zamanı. Burada ve ötede kazanmak böyle bir sevgiden geçer.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.