Anne Baba Aile

Hamilelikte Hepatit B Virüsüne Dikkat!

Hepatit B virüsü taşıyan gebe kadınların yüzde 90’ından daha fazlasında gebelik sırasında bebeklerine bu virüs bulaşıyor, bebeği korumak için doğumdan sonra ilk 8 saat içerisinde Hepatit B aşısı yapılması gerekiyor.

Hepatit B virüsünün özellikle gebe kadınlarda çok tehlikeli olduğunu vurgulayan APASL-Asian Pacific Associaton for the Study of the Liver(Asya Pasifik karaciğer Araştırma Derneği) Başkanı ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Dökmeci şunları söyledi:

“Bu geçişin önlenmesi ve geçişten sonra da yapılacak müdahaleler Türkiye’de Hepatit B ile savaşta en önemli unsurdur. Türkiye’de, özellikle doğuda Hepatit B’li kadınların oranı çok yüksektir. 1999 yılında başlanan ve tüm gebeleri içine alan hepatit B aşılama protokolü Türkiye’de başarılı olmaktadır. Fakat hastanede doğum yapmayan kadınların, Hepatit B aşısı olmadan doğan çocuklarına virüs yerleşmekte ve sinsi bir şekilde çok büyük bir oranda hastalığa yol açmaktadır. Hepatit B mikrobu belirli bir süre belirtisini göstermemektedir. Fakat 18 yaşından sonra ve daha ileriki yaşlarda kronik Hepatit B dediğimiz hastalık oluşmaktadır. Bu durumda ortaya çıkan hastalığın tedavisi hemen yapılmalıdır. Hepatit B tespit edilen annelerin ise doğumdan önce mutlaka tedavi edilmesi ve doğan çocuğa da ilk 8 saat içinde Hepatit B aşısının yapılması, ayrıca Hepatit B immünoglobin denilen ilacın yapılması bebeği hastalıktan korumak adına mutlaka gereklidir. Hepatit B aşısı, çocuk doğduğunda birinci ayda ve altıncı ayda 3 doz halinde yapılmalıdır. Bunun yanında, doğan çocuğun birinci sene sonunda hepatit B testlerinin yapılması ve testlere göre tedavisinin mutlaka yapılması gerekmektedir” diye konuştu.

Prof. Dr. Dökmeci, Hepatit B virüsünün çok tehlikeli ve sinsi bir hastalık olduğunu belirterek tedavi edilmediği takdirde karaciğer sirozuna ve karaciğer kanserine dahi yol açabileceğini söyledi.

HEPATİT B, AIDS’TEN DAHA BULAŞICI SİNSİ BİR VİRÜS

Türkiye’de ortalama yüzde 4,5 oranında Hepatit B virüsüne rastlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Dökmeci, “Türkiye’de daha çok doğu illerinde görülüyor. Bu hastalık önce sinsi seyrediyor. Bu sinsi seyirden sonra da tedavi edilmezse karaciğerde siroz daha sonra da karaciğer kanserine neden oluyor. Hepatit B virüsü, AIDS hastalığından daha kolay bulaşan, yayılan bir hastalık. Bu hastalıkta erken tanı çok önemli, hastalar bu mikrobu almışsa tedavisine en kısa sürede başlanmalıdır. Hepatit B virüsü ile savaşta Hepatit B aşısı çok önemlidir, bu aşının yanında ilaç tedavisi de bu hastalık ile mücadelede oldukça önemlidir” dedi.

HEPATİT B İLE MÜCADELEDE ASIL HEDEF KARACİĞERİN ZARAR GÖRMEMESİDİR

Hepatit B’nin tedavisinde yeni birçok ilaç olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dökmeci; “Özellikle hastalığın karaciğer sirozuna dönüşmeden önceki evrelerinde bu ilaçlar ile hepatit B’nin karaciğere yaptığı hasar önlenmektedir. Karaciğere yapılan hasar ilaç tedavisiyle önlenirken bu virüsün tamamen kaybolma ihtimali yüzde 5 oranındadır. Hepatit B ile mücadelede asıl hedef karaciğerin zarar görmemesidir. Hepatit B ile savaşta en önemli amaç karaciğerde oluşacak siroz ve karaciğer kanserinin önlenmesidir” ifadelerini kullandı.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.