Anne Baba Aile

Sanal Dünya Sosyalleşmeyi Engelliyor

Teknolojik gelişmeler, yüz yüze ilişkileri olumsuz etkiliyor. Tehlikeyi gören uzmanlar ise ‘sosyal engelli’ kavramına dikkat çekiyor. Amacı dışında kullanılan teknolojinin kişilerin günlük yaşam aktivitesini bozduğunu, eşiyle, çocuklarıyla ilgilenmeyen bireyleri ortaya çıkardığını kaydediyor.

Teknoloji bağımlılığı olarak da bilinen “Fomo”, dünyada giderek artan bir salgın hale geliyor. Kelime anlamı “Fear of Missing Out” yani çevirimiçi olmaktan korkma, kaybetme korkusu olan bu durum, kişinin internete bağlantı kuramama korkusuyla başlıyor. Yani gittiği yerde Wi-Fi çalışmıyor ve internete giremiyorsa huzursuz oluyor. Sanal ortamın iletişim kurabilme konusunda kolaylık sağlaması, Fomo’nun karı-koca, anne-baba-çocuk arasına girmesine neden oluyor. Bir araya toplanmak için gelen gençlerin ise elinden telefon düşmüyor. Birbirleriyle konuşmak yerine, ekranla ilgilenmeyi tercih ediyor. Uzmanlar, kişinin günlük yaşam aktivitesinin bozulması, hayatının merkezi haline getirip eşi ve çocuklarıyla ilgilenmemesi durumunun birer bağımlılık göstergesi olduğunu belirtiyor.

Fiziksel sınırlar olmadığı zaman, sosyolojik-psikolojik sınırlar hayal dünyasında oluşmaya başladığını ve sınırların bozulmasını kolaylaştırdığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, evliliklerde sadakatin azaldığını ve ilişki sınırlarının bozulduğunu kaydediyor. Sanal dünyada oluşan dostluğun el sıkışmaya hasret bıraktığına da değinen Tarhan, bilgisayarla çok fazla ilgilenen kişilerin bir çeşit otistik gibi olduğunu da vurguluyor. Eve gelir gelmez bilgisayar başına geçen kişilerin bir müddet sonra sosyal engelli bir kişi haline geldiğine değinen uzman, “Bu kişiler oturup sohbet etmeyi bile bilmiyorlar. Bu, yeni bir engellilik türünü de ortaya çıkardı. Belki bunlar insan ilişkilerini bozacak, insanın verimliliğini bozacak noktaya geldiği zamanlarda bu kimse sosyal engellidir denilecek.” diyor.

Sanal dünya, yalan söylemeyi doğallaştırıyor

Sanal dünyanın özellikle çocuklar açısından oluşturduğu tehlikelere de dikkat çeken uzmanlar, bazı anne ve babaların evin dışarıdan daha güvenli olduğunu belirterek çocukların saatlerce bilgisayar başında kalmasına müsaade ettiklerine fakat bu davranışın daha büyük zararlara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Sanal bir dünyada sahte bir kimlikle dolaşan çocuk, zamanla yalan söylemeyi de doğal kabul etmeye başlıyor. Kişiler, yüz yüze gelmediği ve göz teması kurmadığı için kimliğini saklayabiliyor. Kendisini hayal ettiği gibi tanımlıyor. Kişi yüz yüze geldiğinde kendisine bir sınır koyma ihtiyacı hissederken, sanal ortamda sınır koyma davranışı bozuluyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.