Sağlık

Ruh Dünyamız Yeme Alışkanlıklarımızı Nasıl Etkiliyor?

Yaşamın ilk günlerinde açlık en erken “acı çekme” iken, doymak en erken “rahatlamadır”. Ruhsal durumla yemek seçimi, yeme miktarı ve yeme sıklığı arasında, fizyolojik ihtiyaçlardan bağımsız bir ilişki olduğunu belirten Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Vedat Bilgiç, insanda yeme davranışının anksiyete, neşe, üzüntü, öfke gibi farklı duygulara göre değiştiğini söylüyor. Yaşam ödülsüz ve üzücü ise, kişilerin yiyeceği duygularını doyurmada kullandığı belirtilmektedir.

Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Vedat Bilgiç; “bazı çocuklarda psikolojik bunalıma tepki olarak gözlenen ‘yemek yemeden kaçma’ davranışı yanında ‘fazla yemek yeme’ davranışı da görülebiliyor. Okulda başarısızlık, arkadaş edinememe, anne-baba ve çocuk arasında olumlu ilişki eksikliği obez çocuklarda sıklıkla saptanan durumlar olarak gösteriliyor. Obezitenin boşanmış ya da ayrı yaşayan ailelerin çocuklarında daha fazla görüldüğü, obezite görülme sıklığının tek çocuklu ailelerde en yüksek olduğu ve aile genişledikçe azaldığı tespit edilmiş.” dedi.

Tedavide İlk Adım: Sorunu Fark Et!

Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Vedat Bilgiç: “Diyet yapan ve başarılı olamayan kişilerle yapılan psikolojik muayenelerde kilo alımı ile depresyon gibi psikolojik sorunlar arasında ciddi bir bağ olduğu görülmüştür. Biz kilo problemi yaşayan psikiyatri hastalarımızla grup terapi seansları yapıyoruz. Bu seanslarda aşırı yemek yemenin neden kaynakladığının farkına varan hastalarımız kilo vermeye başlıyor. Sorunu fark etmek tedavinin ilk adımıdır. Mutsuz, hasta, depresif kişiler daha çok yemek yiyerek sorunlarından kaçmaya, kendilerini geçici tatlarla mutlu etmeye çalışıyorlar. Grup terapilerdeki paylaşımlar katılan herkesi tedavi edebiliyor.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.