Muzun Uzun Süre Dayanması Nasıl Sağlanır?

Rengine ve tadına bayıldığımız muzu artık daha uzun süre yani ilk günkü gibi saklayabilirsiniz!

Muz, çabucak olgunlaşan ve tadını kaybedebilen bir meyvedir. Henüz olgunlaşmamışken toplanan muzlar zamanla yeşilden sarı renge döner. Eve alıp getirdiğinizde ise oda sıcaklığında saklamanız gerekir ancak yine de uzun dayanmaz ve kahverengi bir renk almaya başlar.

1- Dilimlenmiş muzu daha uzun süre kararmadan saklamak için dilimlere limon suyu damlatmalısınız.

2 -Bütün muzu saklarken ise streç film ile sap kısımlarını sarmanız yeterli olacaktır.

Evde Peeling Yapmanın En Pratik Yolu

İçtiğiniz Türk kahvesinin telvesi ile ellerinize peeling yapabilirsiniz.

Telveyi ellerinize sürün ve hafifçe masaj yaparak birkaç dakika ovun. Ardından bol su ile durulayın. Ölü derilerinden arınan ellerinizin yumuşacık olduğunu göreceksiniz.

Bu Yöntemle Kurabiyeleriniz Erken Bayatlamayacak

Mutfakta harcadığınız zamanı yarıya indirecek ve yiyeceklerinizi daha uzun süre taze saklamanıza yardımcı olacak harika mutfak önerileri…

Kurabiyeleri daha uzun süre taze saklamak için kurabiye kavanozunuzun içine bir dilim elma koyun ve ağzını sıkıca kapatın. İşte kurabiyelerinizi taptaze tutmak için bütün yapacağınız bu…

Limonun Suyunu Arttırmanın En Pratik Yöntemi

Marketten manavdan veya pazardan limon aldınız. Satın aldığınız limonun suyu az. Peki ne yapmalı?

Limon gibi asitli yiyecekleri daha sulu hale getirmek için mikrodalga fırında 15-20 saniye ısıtmanız yeterli. Bunu yaptığınız takdirde limondan daha fazla su elde ettiğinizi göreceksiniz.

Donmuş Tereyağını Kolay Açmanın En Pratik Yolu

Mutfakta harcadığınız zamanı yarıya indirecek ve yiyeceklerinizi daha uzun süre taze saklamanıza yardımcı olacak birbirinden muhteşem mutfak önerileri için sitemizin Pratik Bilgiler bölümünü takip edebilirsiniz..

Donmuş tereyağını daha sağlıklı yoldan açmayı kim istemez… Tereyağını kısa sürede yumuşatmak için yapacağınız şey; sadece bir bardağı ısıtın, tereyağını bir tabağa koyup üzerine bu bardağı kapatın.

Çay İçmek İçin 12 Muhteşem Sebep

İyi demlenmiş bir bardak çayın kalbimizde ve soframızda özel yeri vardır. Kahvaltıda, arkadaş buluşmasında, mutlu olunca, yemekten sonra, efkarlanınca çay içeriz. Peki, siyah çayın sağlığımıza faydalarını merak ettiniz mi?

Daha iyi çalışan kalp: 2009 yılında yapılmış bir çalışmada günde 3 – 4 fincan siyah çay içen kişilerde; çevresel etkenlerle birlikte değerlendirildiğinde, inme riskini günde 1 fincan içenlere göre % 21 oranında azalttığını göstermiştir. Harvard’ta yapılan başka bir çalışma ise kalp krizi riskini % 44 oranında azaltabileceğini göstermiştir. Kötü kolesterol dediğimiz LDL kolesterol seviyesini ise % 11 oranında düşürebilir.

Kansere karşı koruyucu: Yapılan çalışmalar siyah çay tüketimi ile alınan polifenol ve kateşinlerin bazı kanser türlerinin oluşumuna karşı koruyucu etki yarattığını göstermiştir. Örneğin düzenli olarak günde 2- 3 fincan siyah çay içen kadınlarda meme ve over (yumurtalık) kanseri oluşumunun azaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca akciğer kanseri gelişimini de azaltabilir.

Sağlıklı kemikler: Siyah çayda bulunan fitokimyasallar ile düzenli tüketim sağlandığında güçlü kemikleri destekler, kemik yoğunluğuna katkıda bulunur, osteoporoz ve artrit riskini azaltır.

Diyabet riskini azaltır: Özellikle Akdeniz Bölgesi’nde yaşayan yaşlı bireyler ile yapılmış çalışmalar da düzenli olarak günde 1- 2 fincan siyah çay tüketimi yapıldığında, Tip 2 diyabet oluşumunun % 70 oranında düşürülebildiği ihtimali üzerinde durulmuştur.

Ağız Sağlığı: Yapılan çalışmalar siyah çayın plak oluşumunu azalttığı ve çürük oluşumuna neden olan bakteri gelişimini kısıtladığı üzerinde duruyor. Siyah çayda bulunan polifenoller, ağız boşluğunda bulunan bakterilerin diş plak oluşumunu ve yapışkanlık tadına neden olan enzimlerin gelişimini engelliyor.

Ağırlık denetimi sağlar: Özellikle karın çevresi yağlanmasını azaltırken, yağ yakımını ve ağırlık kaybını destekleyici etki gösterir.

Antioksidanlar: Polifenol içeriği yüksek olan siyah çay, DNA hasarını engelleme ile ilişkilidir. Tütün ve diğer toksin maddelerden kaynaklı olarak oluşan bu DNA hasarı için özellikle meyve ve sebzelerle desteklenmiş bir diyette siyah çayın yeri mutlaka olmalıdır. Açık ve limon ilave edilerek içilen çay ile antioksidan alım kapasitenizi arttırmanız kolaylaşır.

Stresi azaltır: Siyah çayda bulunan L- theanine rahatlama ve uzun süreli daha iyi konsantrasyon sağladığı çalışmaların ortak sonuçlarıdır. Gün içerisinde ortalama 2- 3 fincan siyah çay tüketildiğinde stres hormonu olan kortizol seviyesinin düştüğü gözlemlenmiştir.

Güçlü bağışıklık sistemi: Siyah çay, içeriğindeki alkylamine antijenleri ile bağışıklık sistemini güçlendirir. Siyah çay virüsler ile savaşır. Bu da sizin bağışıklık sisteminiz için koruyucu kalkan olur.

Düzenli sindirim sistemi: Bağışıklık sistemini geliştirmeye ek olarak siyah çayda bulunan tanenler aynı zamanda mide ve bağırsak hastalıkları üzerinde iyileştirici etki sağlar ve sindirim sistemi aktivitesinin azalmasına yardımcı olur.

Enerji arttırır: Yüksek kafein içeriği olan diğer içeceklere göre siyah çayda bulunan düşük kafein oranı kan akışına yardımcı olurken, beyin fonksiyonlarını da güçlendirir. Ayrıca metabolizma ve solunum sistemiyle kalp ve böbrekleri de uyarır.

Mutluluk faktörü: Doğru şekilde toplanmış ve kurutulmuş çay yapraklarından elde edilen siyah çayı demlediğinizde size mutluluk vermez mi? Hem de bunu tüm vücut fonksiyonlarını korurken yaparsa. Bu nedenle doğru şekilde toplanmış, doğru markaları tercih etmeli.

SİYAH ÇAY İÇERKEN DİKKAT

Güvenilir şekilde toplanmış, kurutulmuş ve paketlenmiş siyah çayı tercih etmelisiniz.
Koyu ve bayat çayları içmeyiniz.

Demir eksikliği olan kişilerde çay özellikle yemeklerden hemen sonra içilmemeli en az 30 dakika beklenmelidir.

Yaşlılar, çocuklar ve hamileler açık şekilde mümkünse limonlu çay içmeyi tercih etmelidirler.
Doğru beslenme alışkanlıkları içinde gün içerisinde 3- 5 fincan siyah çay içebilirsiniz.

Kışa Hazırlık: Menemen

Kış hazırlığı; yazlık giysilerin dolaba koyulup paltoların kazakların cıkarılması, cizmelerin tekrar raflara dönmesi, kalorifer önlerinin acılması demek değildir sadace. Asıl kış hazırlığı mutfakta başlar ki… Hazırlıkların en zevklisi ve en karın doyurucusudur…

Kış gelmeden dolaba koyulan domatesler, fasulyeler, bezelyeler, biberler, barbunyalar her vakit tazeliklerini koruyarak sofralarımızda sağlıklı bir şekilde yerlerini alacaktır.

Yani yazın ağustos böceği gibi yatmayıp karınca gibi çalışıp biriktirip kışın rahatlıkla yiyebiliriz. Ben kış hazırlığımı kırmızıya olan düşkünlüğümden domateslerle başladım. Hep birlikte gelin melemen yapalım.

Menemen icin malzemeler ( alti şişe icin)

5 kilo domates

1 kilo kirmizi biber

1 kilo yesil biber

2 cay bardagi zeytinyagi

2 corba kasigi tuz

Yapılışı:

Öncelikle alacağımız domatesler, etli ve su bırakmayan domatesler olmalıdır. Bunun ıçin erik domates veya canakkale domates dediğimiz domates türünü secebiliriz.

Domateslerimizi güzel bir şekilde yıkadıktan sonra alt kısımlarını bıcakla carpı işareti şeklinde cizerek sıcak suyun içine atarak kabuklarının kolayca soyulmasını sağlayabiliriz. 15 dakika sıcak suda beklettiğimiz domateslerimizi küp küp doğruyoruz.

Uzun ince şekilde doğradığımız kirmizi biberimizi ve yesil biberimizi zeytinyagi ile bulusturup guzelce orta sicaklikda soteliyelim. Isterseniz biraz acı yeşil biberde katabilirsiniz.

Hafifce olmus olan biberlerimizin uzerine kabuklari soyulmus ve kup seklinde dogranmis domateslerimizi koyalim ve ocagimizin altini kisip, buharla birlikte biraz pismesini saglayalim…

Domatesin kendi suyu ve buharu ile hafifce pisen domateslerimizin uzerine 2 corba kasigi tuzumu ilave edip karistiralim…

Domateslerimiz biberlerimizle karisik bir butun olunca ocagimizin altini kapatip elimizi yakmadan cam siselerimize koyabiliriz.

Cam sislerimiz ters cevirip ustunu bir bez ile kapatip bir gun beklektikten sonra menemeniz hazir…

Üzerlerini evde bulunan süslü kumaşlarımızla bir kurdele yardımı ile süsleyip hediye olarak eşe dostta da ikram edebiliriz. Afiyet seker olsun emek veren elleriniz dert gormesin

Kışa Hazırlığa Turşu ile Devam

Bu haftaki pazar alis verisimde tezgahlarda bol bol gordugum; kucuk salataliklar, olgunlasmis domatesler, uzun ince acurlar, yesiliyle can yakan aci biberler, kucuk kavuna benzeyen kelekler ve enseme esen hafif soguk ruzgar tursu mevsiminin geldigini ve acilen tursu yapmam gerektigini soyledi.

İyi bir tursu yapimi icin oncelikle en iyilerinden malzemeler itina ile secilip alinmali poset dolu ellerle pazardan eve donunmelidir.

İlk asama saglikli bir sekilde tamamladiktan sonra sira tursuya uygun bir kap secilmelidir, Evdeki duruma gore ister cam sise ister plastik sise hatta icecek pet sisesi bile olabilir. Ben camin sagligina her daim inandigim icim cam sise tercih ettim.

Malzemelerimiz: (8 kiloluk turşu için) . 3 kilo salatalik kucuk tursu . 2 kilo acur . 1 kilo kelek . 1 kilo havuc . 1/2 kilo aci bibe . 1 kilo limon . 2 semet sarmisak . Biraz tursuluk buyuk tuz . Bir sise uzum sirkesi

Yapılışı Bir gece oncesinden kucuk salataliklarimiz yikanip sıçak tuzlu suda bekletilir. Boylece salatalığın sert hali biraz yumusayip tursuluk kivama gelmeye baslar…

Birbirinden renkli malzemelerimiz yikanir ve istege bağlı olarak dogranir. Yuvarlak, ortadan ikiye bolunerek veya uzun uzun… Nasil gormek istiyorsaniz oyle dograyabilirsiniz…

Meshur ve en neseli tursucularimizdan olan Adile Nasit ve Munir Özkul gibi tursu limonla mi daha guzel sirkeyle mi diye ikileme biz girmeyip hem limon hem de sirke kullanarak her ikisini de uzmeyecegiz.

Sisemize sirayla salatiklari acurlari, havuclari, kelekleri yerlestrecegiz. Aralarinada sarmisak ve yuvarlak dogranmis limonlarimizı koyabiliriz… Aci biberlerimizin uc kisimlarindan biraz keserek koymamizda fayda var boylelikle hakkini vererek aciligini suya birakacaktir… Uc dort sira halinde malzemelerimizi bu şekilde sisemize dolduracagiz…

Hazirlayacagimiz su, sirke ve kalin tuzumuzu iyice karistirdiktan sonra ici en dogal renklerle dolu sisemizin uzerine dokup agzini hava almayacak sekilde kapatacagiz… Gelelim puf noktasina ; tursumuza guzel bir aramo versin diye dort bes tane cekirdeksiz sari uzum koyabiliriz… Ayrica bir kac tanede nohut,tursumuzun guzel bir sekilde mayalanmasini saglayacaktir..

On gunluk bekleme suresi icin sevgimizi ve emegimizi kattigimiz tursumuzu gunes almayacak bir yerde misafir edecegiz… Bu misafirlik suresince sisemizin altina mutlaka derince bir kap koyalim ki tursu olum suresince sabirsizlanip kabindan tasan sular bizi rahatsiz etmesin…

Vee tursumuz hazir… Afiyet seker olsun… Emek veren elleriniz dert gormesin…

Karnabahar Kokusundan Kurtulmanın Yolu

Karnabahar faydaları ve lezzetiyle kış aylarının vazgeçilmez yiyeceklerinden. Ah bir de pişerken çıkan o kokusu olmasa. Evinizdeki karnabahar kokusundan kurtulmak istiyorsanız işte çözümü…

Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.

Yumurta Nasıl Saklanmalı?

Sofraların vazgeçilmezi yumurta, masum görünüşüne rağmen, pişirilmeden önce en tehlikeli gıdalardandır. Yumurta hem kabuğunda hem içinde büyük miktarlarda bakteriye ev sahipliği yapar. Bu nedenle yumurtaları kendi kutusu içinde saklayın.

Çünkü yumurtanın kabuğuna değen bütün besinler kirlenecektir. Genellikle yumurta raflarında, yumurtalardan boş kalan yerlere, sarımsak, limon koymak gibi uygulamalar, mikropların hızla yayılması açısından tehlikelidir.