Xiaomi Mi 6'nın tanıtım tarihi sızdı

Xiaomi’in en çok merakla beklenen amiral gemisi akıllı telefonu Xiaomi Mi 6 özel bir günde geliyor!

Asya kıtasından gelecek yıl tanıtılacak akıllı telefonlar içinde en çok merakla beklenen model Xiaomi Mi 6 diyebiliriz. Görünüşe göre cihaz, 14 Şubat tarihinde piyasaya sürülecek.

Xiaomi Mi 6’nın Samsung Galaxy S8’de kullanılacak olan işlemci Snapdragon 835 ile gelmesi bekleniyor. Çinli sosyal ağ Weibo üzerinde sızdırılan bir görsel, telefonun tanıtım davetiyesine ait ve Sevgililer Günü’ne denk gelen 14 Şubat tarihinde tanıtılacağını gösteriyor.

Xiaomi Mi 6’nın Mi 6S, Mi 6E ve Mi 6P gibi çeşitli versiyonları ile gelmesi bekleniyor. Farklı işlemciler ve kavisli düz ekran gibi değişiklikler bu modellerde yer alacak.  

Bilim Merkezi’ne İl Dışından Ziyaretçiler

İstanbul’dan gelen ÖNDER’e bağlı İmam Hatip Okulu öğrencileri Kocaeli Bilim Merkezini ziyaret etti.
ÖNDER İmam Hatip Okulları Mezunları ve Mensupları Derneği’nden burs alan öğrenciler, öğrenci başkanları ve ÖNDER’in “Kış Liderlik Kampı” öğrencilerinden oluşan 100 kişilik bir grup, Kocaeli Bilim Merkezini ziyaret etti. ÖNDER yönetiminden Fatma Özcan Taş ve Rabia Şenoğlu’nun bulunduğu gruba, Bilim Merkezi Koordinatörü Fatma Nur Hüküm tarafından Bilim Merkezi gezdirilerek işleyiş ve düzeneklerle ilgili bilgi aktarıldı. İstanbul’un çeşitli İmam Hatip Okulundan gelen 100 kişilik öğrenci grubu Bilim Merkezi’nin algı ve gerçeklik, dinamik dünya ve bilimin sultanları sergilerini inceledi.
15 BİN ÖĞRENCİNİN GELMESİ PLANLANIYOR
Kocaeli Bilim Merkezi ve İmam Hatip Okulları Mezunları ve Mensupları Derneği (ÖNDER) işbirliği çerçevesinde İstanbul’daki 320 İmam-Hatip Okulundan 15 bin öğrenci, Bilim Merkezi’ni ziyaret edecek. İmam Hatip öğrencilerinin bilime olan merakını arttırmak ve bilimsel çalışmalara yönlendirmeyi amaçlayan çalışma kapsamında, haftanın üç günü İstanbul’un çeşitli İmam Hatip Okullarından 15 bin öğrencinin Kocaeli Bilim Merkezi’ni ziyaret etmesi planlanıyor. – KOCAELİ

Karşıyaka Bilim Müzesi’ne Ziyaretçi Akını

İzmir’in Karşıyaka Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Bilim Müzesi, son beş ayda Ege Bölgesi’nin dörtbir yanından 8 bin ziyaretçi ağırladı. 86 okul ve 197 grup, müzeye geziler düzenledi. Öğrenciler, gözlem ve deneylerle bilim dünyasını keşfetme imkanı buldu.EGE’DE BİR İLKBilimin temel prensiplerini, keşif yöntemiyle yakından tanıma imkanı sunan Karşıyaka Belediyesi Bilim Müzesi, eğitim yılının birinci yarısında ziyaretçi akınına uğradı. Ege Bölgesi’nin ilk bilim müzesi olan tesise, 2015 Eylül ayından bu yana 4 bin 637 ziyaretçi geldi. Ekim ayındaki Bilim Şenliği ise 3 bini aşkın bilim meraklısını müzede buluşturdu. Büyük kısmı öğrencilerden oluşan ziyaretçiler katılımcı, eğlenceli, deneyerek ve anlayarak öğrenmeyi amaçlayan faaliyetlerle bilimi yakından tanıma fırsatı yakaladı. Öğrenme istasyonlarında, bilim ve teknolojinin günlük yaşamın üzerideki etkilerini keşfetti. Tematik bilim oyunları, atölyeler, yarışma ve söyleşilere katıldı.Daha aydınlık bir gelecek için, bilimle iç içe nesiller yetiştirmeyi hedeflediklerini söyleyen Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “Bilim Müzemiz, bilimi toplumun geneline yayma hedefimize çok önemli katkılar sağlıyor. Çocuklarımız burada, bilimin soğuk laboratuvarlara sıkışmış, anlaşılmaz formül ve işlemlerle yürütülen bir gizlilik olmadığını keşfetme imkanı buluyor. Sadece İzmir değil, Ege’nin dörtbir yanından ziyaretçilere de evsahipliği yapan müzemize, her yaştan bilim meraklılarını bekliyoruz.” dedi.Mavişehir Dudayev Bulvarı’nda, 750 metrekarelik kapalı alanda faaliyet gösteren Bilim Müzesi’nde “Sonsuz Aynalar”, “Kuvvet”, “Süper Kulak”, “Karışmayan Sıvılar” ve “Uçaklar Havada Nasıl Kalır?” gibi başlıklar altında, 60’ı aşkın öğrenme istasyonu bulunuyor. Bu istasyonlarda eğitim ortamları oluşturularak bilimi halk diline tercüme eden, anlaşılır kılan, kalıcı öğrenmeye yönelik etkinlikler sunuluyor. Okul öncesinden başlayarak, her yaş grubuna yönelik faaliyetler düzenleniyor. Ücretsiz gezilebilen müzeyi, hafta içi ziyaret etmek için 324 60 60 numaralı telefondan randevu almak gerekiyor. Hafta sonu ise randevusuz olarak da ziyaret edilebiliyor.

Karşıyaka’daki Bilim Müzesine Ziyaretçi Akını

İzmir’in Karşıyaka ilçesindeki Bilim Müzesi, son 5 ayda Ege Bölgesi’nin dört bir yanından 8 bin ziyaretçiyi ağırladı.
Karşıyaka Belediyesi tarafından kente kazandırılan Bilim Müzesi, ziyaretçilerin adeta akınına uğradı. Müze Ege Bölgesi’nden ziyaretçileri ağırlarken, 86 okul ve 197 grup müzeye geziler düzenledi. Şuana kadar ise müzeyi yaklaşık 8 bin kişinin ziyaret ettiği öğrenildi. Büyük kısmı öğrencilerden oluşan ziyaretçiler; aktif, katılımcı, eğlenceli, deneyerek ve anlayarak öğrenmeyi amaçlayan faaliyetlerle, bilimi yakından tanıma fırsatını yakaladı.
Daha aydınlık bir gelecek için, bilimle iç içe nesiller yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “Bilim Müzemiz, bilimi toplumun geneline yayma hedefimize çok önemli katkılar sağlıyor. Çocuklarımız burada, bilimin ‘soğuk laboratuvarlara sıkışmış, anlaşılmaz formül ve işlemlerle yürütülen bir gizlilik’ olmadığını keşfetme imkanı buluyor. Sadece İzmir değil, Ege’nin dört bir yanından ziyaretçilere de ev sahipliği yapan müzemize her yaştan bilim meraklılarını bekliyoruz” dedi. – İZMİR

TOBB Sanayi Odaları Konsey Toplantısı – Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık,’ın konuşması TOBB Sanayi Odaları Konsey Toplantısı
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık:
“Yıl içerisinde Borsa İstanbul bünyesinde kurulacak Fikri Mülkiyet Borsasıyla, patentlerin ticarileşmesi açısından çok iyi sonuçlar alacağız. Patent Kanununu da TBMM gündemine taşımayı ve iki hafta sonra Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na bu konularla ilgili sunum yapmayı hedefliyoruz”
“Böylece son çeyrekteki sanayi üretim artışı, arındırılmış rakamlara göre yüzde 4,2, arındırılmamış rakamlara göre ise yüzde 7,6 oldu. Sanayi üretimi büyümenin lokomotifi olduğu için bu rakamlar, 2015’in tamamında yüzde 4’lük büyüme oranını yakalayabileceğimizi gösteriyor. Nitekim IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlar da Türkiye’yle ilgili büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti”
“Yaşanan birçok zorluğa rağmen Türkiye’nin 2015 yılında 145 milyar dolar ihracat yapmış olması ve yüzde 4 civarında büyüme yakalaması ciddi bir başarı, bu başarıda payı olan tüm sanayicileri tebrik ediyorum”
“İhraç ettiğimiz makinelerin ortalama kilogram değeri 6,9 dolar iken, ithal ettiğimiz makinelerin ortalama kilogram değeri 12,9 dolar, makine sektöründe dış ticaret açığı vermemek için miktar olarak ithal ettiğimizin yaklaşık iki katı kadar makine ihracatı yapmak durumundayız”
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yıl içerisinde Borsa İstanbul bünyesinde kurulacak Fikri Mülkiyet Borsasıyla patentlerin ticarileşmesi açısından çok iyi sonuçlar alacaklarını belirterek, Patent Kanununu da TBMM gündemine taşımayı ve iki hafta sonra Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na bu konularla ilgili sunum yapmayı hedeflediklerini söyledi.
Bakan Işık, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sanayi Odaları Konsey Toplantısı’na katıldı.
Ar-Ge Reform Paketi’yle ilgili TBMM Genel Kurulu’nda yapılacak görüşmelere bu akşam başlayacaklarını ifade eden Işık, Üretim Reform Paketi için de çalıştılarını kaydetti.
Işık, dün açıklanan verilere göre, geçen yılın aralık ayında sanayi üretiminin, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 oranında artış gösterdiğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Böylece son çeyrekteki sanayi üretim artışı, arındırılmış rakamlara göre yüzde 4,2, arındırılmamış rakamlara göre ise yüzde 7,6 oldu. Sanayi üretimi büyümenin lokomotifi olduğu için bu rakamlar, 2015’in tamamında yüzde 4’lük büyüme oranını yakalayabileceğimizi gösteriyor. Nitekim IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlar da Türkiye’yle ilgili büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. Yaşanan birçok zorluğa rağmen Türkiye’nin 2015 yılında 145 milyar dolar ihracat yapmış olması ve yüzde 4 civarında büyüme yakalaması ciddi bir başarı, bu başarıda payı olan tüm sanayicileri tebrik ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile geçen hafta Şili, Ekvador, Peru ve Senegal’e resmi ziyaretlerde bulunduklarını anımsatan Işık, buralarda iş forumları düzenlediklerini ve birçok anlaşmaya şahit olduklarını dile getirdi. Işık, Güney Amerika’da temsilcilik sayısının 6’dan 13’e, ihracatın ise 1,5 milyar dolardan 9 milyar dolara yükseldiğini, girişimler ve ziyaretlerle bu oranların daha da artacağını bildirdi.
“Makine sektöründe dış ticaret açığı vermemek ithal ettiğimizin iki katı ihracat”
Türkiye’nin sanayi ihracatında düşük teknoloji ürünlerden orta teknoloji seviyesine sahip ürünlere çıktığına dikkati çeken Işık, şu anda yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının yüzde 4 civarında olduğunu ifade etti.
Işık, bu oranın en az yüzde 15 seviyesine çıkarılması gerektiğinin altını çizerek, “Mesela Japonya’da bu oran yüzde 15 civarındadır. Yüksek teknolojili sektörlerde yaklaşık 70 milyar dolar ihracatı olan Japonya’nın bu sektördeki kilogram başına ihracat rakamı 176 dolardır. Bu rakam, teknoloji seviyesini artırmanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.
İthalatın ihracattan fazla olmasının sadece ithal edilen ürünlerin miktarından değil, niteliğinden de kaynaklandığını söyleyen Işık, şunları kaydetti:
” Girişimci Bilgi Sistemi (GBS) aracılığıyla, imalat sanayinin alt sektörlerini bu mantıkla analiz ettiğimizde şu çarpıcı sonucu gördük: Tüm iyileşmelere, tüm gelişmelere rağmen kilogram başına ihracat değerimiz, kilogram başına ithalat değerini çok az sektörde geçebiliyor. Mesela ihraç ettiğimiz makinelerin ortalama kilogram değeri 6,9 dolar iken, ithal ettiğimiz makinelerin ortalama kilogram değeri 12,9 dolardır. Bir başka deyişle, makine sektöründe dış ticaret açığı vermemek için miktar olarak ithal ettiğimizin yaklaşık iki katı kadar makine ihracatı yapmak durumundayız.”
Bu nedenle, üretimde katma değeri ve rekabet gücünü artıracak Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşma gibi alanlara yoğunlaştıklarını anlatan Işık, güçlü sektörleri daha nitelikli hale getirirken, biyoteknoloji, yazılım, nanoteknoloji gibi sektörlerde ise ciddi ivme yakalamak istediklerini belirtti.
“Anahtar teslim fabrika yapma konusunda çalışıyoruz”
Bakan Işık, bugüne odaklanırken, bir yandan da yarına damga vuracak sanayi 4.0 devrimi, akıllı üretim sistemleri, bulut bilişim, 3-D yazıcılar, yapay zeka gibi konuları da dikkatle takip ettiklerini dile getirerek, bu konuda çalışmaya başladıklarını söyledi.
Işık, Üretim Reform Paketi’nde, özellikle organize sanayi bölgelerinde (OSB) yatırım yeri bulmanın önündeki engelleri kaldıran bazı adımlar atacaklarını belirterek, emlak vergisi için üst tavan uygulamasına geçmek, atıl parsellerin tahsislerini iptal etmek gibi bazı düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını kaydetti.
Anahtar teslim fabrika yapma konusunda da çalışmaları bulunduğunu anlatan Işık, yatırımcıların arsa veya araziye para bağlamak zorunda kalmadan sermayelerini üretime yönlendirmelerini amaçladıklarını vurguladı.
“Etki analizlerine yoğunlaşmayı planlıyoruz”
Işık, “Yıl içerisinde Borsa İstanbul bünyesinde kurulacak Fikri Mülkiyet Borsasıyla, patentlerin ticarileşmesi açısından çok iyi sonuçlar alacağız. Patent Kanununu da TBMM gündemine taşımayı ve iki hafta sonra Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na bu konularla ilgili sunum yapmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Gelecek dönemde etki analizlerine yoğunlaşmayı planladıklarını ifade eden Işık, GBS verilerinin etki analizi çalışmalarına büyük katkı sağladığını aktardı.
Bakan Işık, Bursa ve İzmir’deki OSB’lere etki analizini gerçekleştirdiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:
“Burada 2009-2014 dönemi için Bursa’daki OSB’lerle ilgili elde ettiğimiz sonuçları sizlerle paylaşmak isterim. Bursa’da, OSB’lerde yer alan firmalar, OSB’lerde yer almayanlara göre, yurt içi satış oranlarını yüzde 103, yurt dışı satış oranlarını yüzde 117, faaliyet karı oranlarını ise yüzde 206 daha fazla artırmışlardır. Bir firmanın OSB’de yer alması ile almaması arasındaki fark. Yine Bursa’da, OSB’lerde yer alan işletmeler, OSB dışındaki işletmelere göre, çalışan sayısı oranlarını yüzde 55, aktif oranlarını ise yüzde 52 oranında daha fazla artırmışlardır. Fazla vaktinizi almamak için, İzmir’de de OSB’lerdeki firmaların OSB dışındakilere göre çok daha başarılı olduklarını ifade etmekle yetinmek isterim.”

Ak Partili Tin’den ‘Teknoloji’ Açıklaması

AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, Araştırma Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı’nın komisyonda kabul edildiğini ve Meclis genel kurulunda görüşülmekte olduğunu belirterek, “Yasa tasarısı ile araştırma geliştirme faaliyetlerine önemli destekler getirildi. Bu yasal düzenleme, kendi teknolojisini kendisi üreten Türkiye için önemli bir adımdır” dedi.
AK Parti Denizli Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Katip Üyesi Şahin Tin, Araştırma Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun tasarısının kapsamına, tasarım merkezlerinde, tasarım personelinin de dahil edildiğini belirtti.Türkiye’nin artık kendi teknolojisini üreten bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini vurgulayan Milletvekili Şahin Tin, araştırma ve geliştirme çalışmalarına önemli destek sağlayan yasal düzenlemeyle ülkenin teknolojide dışa bağımlılığının azaltılmasının amaçlandığını vurguladı.
Milletvekili Şahin Tin, “Komisyonda kabul edilerek meclis genel kurulunda görüşmeleri başlanan yasa tasarısı ile yükseköğretim öğrencilerine verilen burs, kredi ve her türlü nakdi yardımlara ilişkin ödemeler, Türkiye Bilimsel ve Teknoloji Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından yapılacak. Yükseköğretim Kanunu’nda, doktora sonrası araştırma tanımı yapılıyor. Ayrıca, ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen bilimsel yarışmalarda ilk üçe giren öğrencilere ilgili dallardaki lisans programlarına yerleştirilmelerinde ek puan uygulanarak bilim alanında başarılı öğrenciler teşvik ediliyor. Araştırma, geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile üniversite-sanayi işbirliği faaliyetleri sonucu elde edilen gelirler, döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanacak. Bu gelirlerden herhangi bir kesinti yapılmayacak. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85’i, herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenecek. Kalan tutar, yasada belirtilen işler için kullanılacak. Bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere, öğretim elemanının müracaatı doğrultusunda, üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilecek” dedi.
Milletvekili Şahin Tin, Yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinde olduğu gibi, ülke açısından stratejik önem taşıyan tasarım faaliyetlerinden elde edilen kazançların da 31 Aralık 2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden muaf olacağını belirterek, “İhtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde çalışan tasarım personelinin görevleri ile ilgili ücretleri de 31 Aralık 2023’e kadar her türlü vergiden istisna tutulacak. Ar-Ge, yazılım ve tasarım personelinin hafta tatili ve yıllık ücretli izin süreleri ile ulusal bayramlar ve genel tatil günlerine isabet eden ücretleri istisna kapsamına alınarak, bu personelin daha esnek çalışmasına olanak sağlanacak” diye konuştu. – DENİZLİ

Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü Pasinler’de Seminer Verdi

Erzurum Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü Pasinler Belediyesi meclis salonunda Sanayi Sicil Belgesi hakkında esnafa yönelik bilgilendirme semineri düzenlendi. Pasinler Ticaret Sanayi Odası ve Erzurum Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü ortaklaşa düzenledikleri programda slayt gösterisiyle kapasite raporu ve sanayi tescil belgesi hakkında bilgilendirme semineri verildi. Program sonunda soru cevap yöntemiyle üyelerin soruları ve prosedür hakkındaki sorular cevaplandırıldı. Düzenlenen eğitim seminerine İl Müdürü İbrahim Buğdaycı, Şube Müdürü Mehmet Küçükler, Mühendis Vesile Yazıcı, Pasinler Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Adnan Karslı, Pasinler Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Aydın Taşbaşı ve Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Ayrancı ve çok sayıda esnaf katıldı. – ERZURUM

Büyükşehir’in Teknoloji Desteği, Öğrencilerin Hayallerini Değiştirdi

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin eğitime verdiği destekle dağıtılan tabletga(‘send’, ‘event’, ‘Haber Detay’, ‘Impression’, ‘incehesap Text Link’); ve bilgisayarlar, ketteki eğitime olumlu katkılar sunuyor. Tabletlerden alan öğrenciler, eğitimlerde başarı oranlarını yükselterek gelecek hedeflerini daha da büyütüyor. Dağıtılan 200 bine yakın tabletga(‘send’, ‘event’, ‘Haber Detay’, ‘Impression’, ‘incehesap Text Link’); bilgisayar dağıtımında yedinci seneye girildi. Bu sene 27 bin 180 öğrencinin 

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık’ın konuşması Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık:
“Geçen günlerde, Mercedes’in Aksaray’daki üretim kapasitesini ikiye katlayan yeni yatırımının temelini attık. Dün de Toyota, Sakarya’daki fabrikasının üretim kapasitesini yüzde 90 artıracağını açıkladı. Bunlar çok güzel gelişmeler ve eminim ki, bu tür güzel gelişmelerin devamı gelecektir”
“Türkiye’deki üreticiler, yatırımlarını artırma konusunda bu tür kararlar almayı sürdüreceklerdir”
“Ar-Ge projeleri için yapılacak ithalata da Gümrük Vergisi istisnası getiriyoruz. Ar-Ge merkezlerimizin bizden en önemli beklentilerinin birini karşılamış oluyoruz
“(Otomotiv Test Merkezi) Test merkezini kuracağımız 4 bin 300 dönüm arazinin tahsis ve kamulaştırma işlemlerini tamamlamış durumdayız”
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, kısa süre önce Mercedes’in üretim kapasitesini ikiye katlayan yeni yatırımının temelini attıklarını ve dün Toyota’nın Sakarya’daki fabrikasının üretim kapasitesini yüzde 90 artıracağını açıkladığını belirterek, “Bunlar çok güzel gelişmeler ve eminim ki, bu tür güzel gelişmelerin devamı gelecektir. Türkiye’deki üreticiler, yatırımlarını artırma konusunda bu tür kararlar almayı sürdüreceklerdir” dedi.
Işık, Otomotiv Sanayi Çalıştayı’nda sektör temsilcileriyle bir araya geldi.
Burada konuşma yapan Işık, otomotivde bundan sonraki dönemde orta yüksek ve yüksek teknolojiye doğru geçiş yapmak istediklerini kaydederek, ihraç ettikleri düşük teknolojili ürünlerin kilogram fiyatının ortalama 3,6 dolar iken, yüksek teknoloji ürünlerin kilogram fiyatının 34 dolar olduğunu aktardı.
Bunun dışında sürümden kazanılan sektörlerin de olacağını ifade eden Işık, “Ancak gelişmiş bir ülke olmak istiyorsak, yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımızdaki payını yüzde 15 seviyesine çıkarmalıyız. Bu nedenle, bakanlık olarak çalışmalarımızı, 3Y formülüyle, yani Yerli, Yenilikçi ve Yeşil üretim anlayışı ekseninde sürdürüyoruz” diye konuştu.
Işık, otomotiv sektörünün 3Y formüllerinde özel bir mevki işgal ettiğini kaydederek, “Zira bu sektör, hem yerli üretim hem yenilikçi üretim hem de yeni nesil teknolojileri düşünürsek, yeşil üretim başlığının kapsamına dahildir” ifadesini kullandı.
“Dünyada 16, AB’de 6’ncıyız”
Otomotiv sektörünün Türkiye’de üretim, ihracat, istihdam gibi alanlarda en ön sırada geldiğini belirten Işık, 2015’te yan sanayi ile birlikte sektörün gerçekleştirdiği 17,5 milyar dolarlık ihracat rakamının toplam ihracatımız içindeki en büyük kalem olduğunu söyledi.
Işık, sektörün büyüklüğüne ilişkin istatistikleri paylaşarak, sektörün sanayinin diğer birçok sektörüyle sağladığı etkileşim açısından da büyük bir değer taşıdığını, sektörün bu sürükleyici-lokomotif etkisini de çok önemsediklerini bildirdi.
Dünya otomotiv pazarına ilişkin rakamları da paylaşan Işık, 2014 yılı verilerine göre, dünya ticareti yaklaşık 18,7 trilyon dolar iken otomotiv sektöründeki ticaretin 1,4 trilyon dolar olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin dünya araç üretiminde 16’ncı, AB’de ise 6’ncı sırada yer aldığını dile getiren Işık, yine AB’de otobüs ve hafif ticari araç üretiminde birinci, kamyon üretiminde ise ikinci sırada olduklarının bilgisini verdi.
“Türkiye’ye yeni yatırımlar gelecek”
Işık, 2015’te satılan araç sayısının Türkiye’de 1 milyonu geçtiğine değinerek, dövizde ciddi dalgalanma yaşanmasaydı bu rakamın daha yükseğe çıkabileceğini ifade etti.
Geçen yıl 1 milyon 410 bin adet araç üretildiğini aktaran Işık, üretim kapasitesinin 1 milyon 759 bine çıktığını söyledi.
Bakan Işık, şöyle devam etti:
“Geçen günlerde, Mercedes’in Aksaray’daki üretim kapasitesini ikiye katlayan yeni yatırımının temelini attık. Dün de Toyota, Sakarya’daki fabrikasının üretim kapasitesini yüzde 90 artıracağını açıkladı. Bunlar çok güzel gelişmeler ve eminim ki, bu tür güzel gelişmelerin devamı gelecektir. Türkiye’deki üreticiler, yatırımlarını artırma konusunda bu tür kararlar almayı sürdüreceklerdir. Ancak bunun da ötesinde, önümüzdeki dönemde, Türkiye’de yatırımı olmayan firmaların da ülkemizi tercih edeceklerine inanıyorum.”
“Tuzağa düşmeyeceğiz”
Işık, başarının yeni başarılar için bir temel teşkil edebileceği gibi bazen bir tuzak da olabileceğini kaydederek, “Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz, zira otomotiv sektöründe, henüz kuvveden fiile geçiremediğimiz çok büyük bir potansiyel olduğunun farkındayız. Güney Kore’nin bu sektörde yaptığı ihracat, bizim otomotiv ihracatımızın 4 katına eşittir. Mercedes’in Almanya dışındaki satış rakamı, bizim toplam ihracat rakamımıza eşittir” diye konuştu.
Bu nedenle, bir yandan yeni yatırımlar çekmek için çalışmalarını sürdüreceklerini dile getiren Işık, ancak sadece üretim aşamasına değil, katma değerin ana kısmını teşkil eden Ar-Ge ve tasarım aşamasına da daha fazla odaklanacaklarını söyledi.
Işık, sektörde bir üretim üssü haline gelen Türkiye’nin teknoloji ve tasarım üssü haline gelmesini hedeflediklerini ve çalışmalarını bu hedef doğrultusunda yürüttüklerini kaydederek, gelecek yıllarda, otomotiv sektöründe üretimin gelişmekte olan ülkelere doğru kaymasını sürdüreceğini bildirdi.
Ülke olarak sadece bu üretim için değil, Ar-Ge ve tasarım faaliyetleri için de bir cazibe merkezi olmak istediklerini ifade eden Işık, bu alanda yaptıkları çalışmalardan bahsetti.
“Türkiye’de üretim yapan tüm firmalar yerlidir”
Işık, gelecek sürece en iyi şekilde adapte olmak amacıyla yeni Otomotiv Strateji Belgesi’nin hazırlıklarını tamamladıklarını ve en kısa sürede uygulamaya başlayacaklarını belirterek, “Yeni belgede temel hedefimiz yerli marka otomobilleri üretmek ve katma değeri yüksek ürünler ile dünya otomotiv pazarında daha fazla söz sahibi olmaktır” dedi.
Türkiye’de üretim yapan tüm firmaları yerli kabul ettiklerini vurgulayan Işık, “Ancak yerlilik oranı hesaplamalarında sadece üretim safhasını hesaplamanın yeterli olmadığına inanıyoruz. Şu anda yerlilik oranı yüzde 50’nin üzerinde olan araçların üretimi halihazırda ülkemizde gerçekleştiriliyor. Bu bizim için çok önemli, çok değerli” diye konuştu.
Işık, ancak asıl önemli olanın; tasarım, Ar-Ge, test ve belgelendirme süreçlerinin yerli olması olduğuna vurgu yaparak, yerli otomobil projesinin üstünde bu kadar kararlılıkla durma nedeninin bu olduğunu aktardı.
“Ar-Ge projeleri için yapılan ithalata Gümrük Vergisi istisnası”
Yerli araç üretiminin öneminden bahseden Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yerli otomobil projemizin sonucunda, batarya, elektrik motoru, sürücü kontrol ünitesi ve otonom araç sistemleri gibi teknolojileri de ülkemize kazandırmış olacağız. Bu amaçla, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunda (TÜBİTAK) bir Otomotiv Mükemmeliyet Merkezi de kuruyoruz. Yerli dizel motor üretmek amacıyla bir Motor Mükemmeliyet Merkezi kurmak için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yine havacılık, uçak ve gemi teknolojileriyle ilgili bir mükemmeliyet merkezi kurmayı planlayan Rolls Royce firması ile TÜBİTAK arasında da bir protokol imzalandı. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) üyesi firmalarımıza da, ülkemizde daha fazla Ar-Ge ve tasarım yapma çağrısını yineliyorum.”
Işık, yeni Ar-Ge paketi kanunlaştığında sektörün Ar-Ge iştahının artacağını kaydetti.
“Ar-Ge projeleri için yapılacak ithalata da Gümrük Vergisi istisnası getiriyoruz” diyen Işık, Ar-Ge merkezlerimizin kendilerinden en önemli beklentilerinin birisini karşılamış olduklarını vurguladı.
Işık, sadece Gümrük Vergisi istisnası getirmekle kalmadıklarını kaydederek, “Ar-Ge için yapılacak ithalata mavi hat uygulaması da getiriyoruz. Artık Ar-Ge merkezlerimiz bir kargo süresi kadar bekleyecek. 6 ay gibi gümrük işlemleriyle zaman kaybetmeyi ortadan kaldırıyoruz. Ar-Ge Reform Paketi’ni salı günü kanunlaştırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
“Yüzde 15 fiyat avantajı uygulamasını zorunlu hale getirdik”
Işık, bakanlıkları bünyesinde oluşturdukları Motorlu Araçlar Teknik Komitesi (MARTEK) sayesinde sektörle sürekli iletişim halinde olduklarını söyledi.
Türkiye’deki otomotiv ihtiyacının yerli üretimden karşılanması konusuna büyük önem verdiklerini aktaran Işık, “Bu nedenle bildiğiniz gibi kamu ihale kanununda ciddi bir değişiklik yaparak yüzde 15 fiyat avantajı uygulamasını zorunlu hale getirdik” dedi.
Işık, üreticinin malının yerli olduğunu belgelemesi için bir model oluşturduklarını ve ürünün yerli olma kriterini yüzde 51 olarak belirlediklerini anımsattı.
Ayrıca bakanlık tarafından verilen aksam ve araç tip onay belgelerinin uluslararası geçerlilik kazanmasına yönelik gerekli mevzuat güncelleme çalışmalarının da sürdüğüne işaret eden Işık, sözlerine şöyle devam etti:
“Ülkemizdeki otomotiv sektörüne yönelik test ve muayene kapasitesini de hızla iyileştirmek için çalışmalarımız devam ediyor. Büyük bir ihtiyaç olan Otomotiv Test Merkezini Bursa Yenişehir’de kurmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Çok büyük önem verdiğimiz bu test merkezinde, özellikle otomotiv sektörünün ihtiyaç duyduğu Tip Onay ve Ar-Ge testleri yapılacak. Test merkezini kuracağımız 4 bin 300 dönüm arazinin tahsis ve kamulaştırma işlemlerini tamamlamış durumdayız. Test merkezinin ilk aşaması olarak fren test pistinin inşaatına bu yıl içinde başlayacağız.”
“Avrupa’da satılan her 5 araçtan biri elektrikli olacak”
Işık, 2014 yılında satılan araçlar içindeki elektrikli araçların payının binde 3 civarında olduğunu söyledi.
20 milyon araç satılan Çin’de elektrikli araç satışının sadece 45 bin olduğu bilgisini veren Işık, “Buna karşılık Norveç’te satılan 144 bin aracın 18 bini, yani yüzde 13’ü, elektrikli araçlardan oluştu” dedi.
Işık, şu an dünyanın en büyük nüfusuna sahip Hindistan’da şarj altyapısının olmadığını, ancak yetersiz denilecek rakamlarda da olsa şarj istasyonları kurulması yönünde kararlar alındığını dile getirdi.
Diğer yandan Fransa’nın 2030 yılı itibarıyla 7 milyon şarj istasyonu kurarak elektrikli araç piyasasını canlandırmayı düşündüğüne dikkati çeken Işık, bu örneklerin özellikle gelişmiş ekonomilerde elektrikli araç piyasasının hızlı büyüyebileceğini gösterdiğini ifade etti.
Avrupa’da satılan her beş araçtan birinin 2020’li yıllarda elektrikli olacağının tahmin edildiğine işaret eden Işık, “Özellikle devlet politikaları, elektrikli araçlarla ilgili radikal gelişmelere neden olabilir” şeklinde konuştu.
Işık, Çin’in emisyonu azaltmak amacıyla büyük şehirlerde geleneksel motora sahip küçük motosikletleri yasaklama tedbiri sonucunda, 2013 yılında elektrikli küçük motosiklet satış rakamının 9,4 milyona yükseldiğini söyledi.
“Otomotivde birleşmeler artarak devam edecek”
Işık, otomotiv sektöründe yoğun rekabet nedeniyle, birleşmelerin artarak devam edeceği ve üretici şirket sayısının azalacağının tahmin edildiğini söyledi.
Aksam parça üretiminde de benzer oluşumlarla firma sayısının azalacağını aktaran Işık, üreticilerin üretim alanlarını gelişmekte olan ülkelere daha fazla kaydıracağını kaydetti.
Üreticilerin bunun yerine tasarım, Ar-Ge, teknoloji ve satış sonrası hizmet gibi daha yüksek katma değerli alanlara yoğunlaşacağına dikkati çeken Işık, “Mekatronik, hafif malzemeler, yeni hurda araç yönetimi, emisyonlar, elektronik kontrol, yeni yakıtlar ve tahrik sistemleri, ortak araç platformu geliştirme, müşteri odaklı tasarım ve araç ağırlığını azaltma başlıca Ar-Ge alanlarını oluşturacak” ifadelerini kullandı.
Işık, genelde tüm sektörleri özelde ise otomotiv sektörünün kaderini tayin eden 3 faktör olduğunu; bunların politik, ekonomik ve teknolojik faktörler olduğunu söyledi.
Siyasi istikrar ile hükümetin sektörle ilgili politikalarının büyük bir fırsat olduğunu vurgulayan Işık, Türkiye’nin ekonomik alandaki başarısıyla yatırımcılar için çok cazip imkanlar taşıdığını kaydetti.
Işık, “İnşallah, Ar-Ge ve inovasyon alanında atacağımız yeni adımlarla, teknolojik faktörleri de lehimize daha da fazla çevirmiş olacağız” şeklinde konuştu.
İkinci bölümü basına kapalı gerçekleşen çalıştaya, başta Ford, Toyota, Mercedes ve Renault olmak üzere çok sayıda otomotiv şirketinin üst düzey temsilcisi ile bakanlık yetkilisi katıldı.

Teknoloji El Emeğinin Önüne Geçti

Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde, tam otomatik makineler ile kurulan nakış işleme atölyesi faaliyete geçince el işi nakışa rağbet azaldı.
Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinden gelerek Ceylanpınar ilçesine yerleşen İbrahim Halil Altındağ (33) bilgisayar destekli tam otomatik makinelerle nakış işleme atölyesi kurması en çok yeni evlenecek olan çiftleri mutlu etti. Altındağ, “Tam otomatik makineler ile yapmış olduğumuz nakış işleri el ile yapılan nakış işlerine oranla yüzde 50 daha ucuzga(‘send’, ‘event’, ‘Haber Detay’, ‘Impression’, ‘incehesap Text Link’); olması nedeniyle çeyizlik hazırlayan genç kızlar istemiş oldukları nakış türünün örneklerini bizlere getiriyorlar. Bizlerde almış olduğumuz nakış örneklerini bilgisayara yükleyerek, istemiş oldukları nakış ürünlerini en kısa zamanda tam otomatik makinelerimizde imal ederek kendilerine teslim ediyoruz. Yapmış olduğumuz işlemler sonucunda çeyizler daha çabuk ve zahmetsiz bir şekilde hazırlandığından çeyizlikte nakış işlerini bizlere getirmektedirler.”dedi. – ŞANLIURFA