Adrenalin Tutkunlarının Yeni Gözdesi Quad Safari

Muğla’nın turizm cenneti ilçesi Marmaris’te, yerli ve yabancı turistler yüksek adrenalin isteyen aktivitelere büyük ilgi gösteriyor. Toz, taş ve çamurlu dağ yollarında, nehirler ve Marmaris’in muhteşem doğal güzellikleri arasında çevre köyleri de içine alan parkurlarda ATV olarak bilinen dört tekerlekli motosikletlerle yapılan macera dolu bir eğlence olan ‘quad safari’ ile turistler doyasıya eğleniyor. Quad safaride 4×4 qoad araçlara maksimum iki kişi, daha emniyetli olan buggy’lere ise aileler binebiliyor. Turlar hem eğlenceli vakit geçirme hem de doğal güzellikler arasında Marmaris’in çevre yörelerini görme ve köy yaşamına tanık olma fırsatı sunuyor. Ayrıca operatörlerin yaptıkları özel parkurlarda turistler 4 çeker araçlarla su birikintilerinden çamur havuzlarından ve atlama rampalarından geçerek adrenalin duygusunu tadıyor. Düzenlenen aktivitelerle ilgili bilgi veren Çalışkanlar Tur Acentesi’nin sahibi Taner Erden, turların yaklaşık 2 saat sürdüğünü belirtip, “Günde iki veya üç turumuz oluyor. Sezon boyunca yaklaşık 10 bin kişi bu turlara katılıyor. 2005 yılında ATV olark bilinen dört tekerlekli 5 motosikletle başladığımız turlara ilgi her geçen yıl arttı. Bu yıl 30 ATV ile hizmet veriyoruz. İyi bir sezonda günlük ortama 100 arasında değişiyor. Adrenalin turlarını daha çok gençler tercih ediyor. Ancak bu turlar kapsamında ‘buggy’ diye adlandırılan güvenlikli araçları da kullanmaya başladığımız 2010 yılından bu yana alileler de turlara katılmaya başladı” dedi. ORMAN İÇİNDE PARKUR Erden “Turlarımızı güvenlik açısından kendi parkurumuzda düzenlemeyi tercih ediyoruz. Ormanlık alanın ortasında kendimize ait arazide tamamen güvenlik altında turistlerin eğlenmesini sağlıyoruz. Bu parkurda misafirlerimiz suların içerisinden ve atlama rampalarından geçiyor. Çamur havuzlarında yol alıyor. Misafirlerimizi otellerinden alıp, tekrar bırakıyoruz. Yaklaşık 1 saat 15 dakika parkurda tur atarak eğlenceli zaman geçirebiliyor. Adrenalin bağımlılarının bu turlara rağbeti oldukça fazla oluyor” diye konuştu. TURA KATILANLAR SİGORTALANIYOR Erden, tüm müşterilerinin tur öncesinde imzaladıkları sözleşmelerle, kazalara karşı tam donanımlı bir sigorta güvencesine sahip olduklarını da vurgulayarak “Turlara katılım yaşı 16. Daha küçük olanlar sadece ebeveyn denetiminde yolcu sıfatıyla bu motorlara binebiliyor. Hiçbir şekilde direksiyona geçemiyor” dedi. Turlara en çok İngilizler’in ilgi gösterdiğini vurgulayan Erden, Ruslar ile yerli turistlerin de son yıllarda bu tür adrenalin sporlarına ilgisinin arttığını kaydetti. Quad safari heyecanını yaşamak isteyenlerin kişi başı 70 lirayı gözden çıkarması gerekiyor. – Muğla

İstanbul-Samsun D-100 Karayolunda Bayram Tatili Yoğunluğu

Çorum osmancık’ta Bölge ve şehir içi trafik ekipleri, yoğunluğu azaltmak için ışıklı kavşaklarda sürücüleri zaman zaman ikaz ederek trafik kurallarına uymaları için yönlendiriyor.

İlçenin girişinde ulusoy ışıklı kavşağından itibaren uzun uzun araç kuyruğu oluşuyor.

Bayram tatili için İstanbul’dan Samsun, Trabzon ve Karadeniz hattına giden sürücüler, araç yoğunluğundan şikayetçi oldular. Zaman zaman tarfiğin durma noktasına geldiğini kaydeden tecrübeli sürücüler bazı sürücülerin kuralları hiçe sayarak hız yaptığını ve sık sık şerit değiştirerek trafiği tehlikeye düşürdüklerine dikkat çekerken normal şartlarda 8 saatte varacağımız yere böyle giderse 16 saatte de varamayacaklarını belirttiler.

Osmancık sınırlarında trafik ekiplerinin aldıkları önlemlerin dikkat çekici olduğunu ifade eden sürücüler bu bölgenin İstanbul-Trabzon arasında tam ortada olduğunu yorgunluk belirtilerin hat safhaya çıktığına dikkat çekerlerken sürücüleride dikkatli olmaları için uyardılar.

Diyarbakır Kültür ve Turizm Dergisinin 2. Sayısı Çıktı

Diyarbakır Valiliği tarafından Diyarbakır’ın kültür, turizm, tarih, doğal güzellikler, yaşam, sanayi, ticaret ve endüstri gibi birçok konudaki zenginliklerinin yer aldığı Diyarbakır Kültür ve Turizm Dergisinin 2. sayısı çıktı. İki aylık periyotlarda yayınlanan dergi, İngilizce ve Türkçe olarak iki dilde şehri keşfetmek isteyenlerin beğenisine sunuldu.

Kentin tarihi ve kültürel mirası, sosyo-ekonomik durumu, tarihçesi, sosyo-kültürel yapısı ve tüm değerlerinin, geçmişinin yansıtıldığı bu sayı; şehri keşfetmek isteyenlere adeta bir davetiye havasında hazırlandı.

Kendine has tarihi, turizmi, yemek kültürü ve daha nice güzellikleriyle binlerce yıllık geçmişinde birçok medeniyete beşiklik eden Diyarbakır’ın tüm değerlerini ulusal ve uluslararası alanda tanıtıp, turizm hizmetine sunmak amacıyla hazırlanan derginin ikinci sayısında Diyarbakırlı sanatçı Bedri Ayseli Ve TURSAB BYK Başkanı Serdar Kahraman ile yapılan röportajın yanı sıra, Mevlüt Mergen’in kaleminden Dünü ve Bugünüyle Diyarbakır’da Ramazan günleri, kentimizin baş tacı eserlerinden fethin sembolü Hz. Süleyman Cami, kokulu minaresiyle ün yapan Parlı Safa Camii, Uygarlığın ilk adımlarının atıldığı Akeramik neolitik devrimin yaşandığı Körtik Tepe, Masal Diyarı Çermik Gelincik Dağı ve Sinek Çayı, Diyarbakır’ın şiir kokan evi ” Cahit Sıtkı Tarancı Müze Evi” gibi başlıkların yer aldığı ve daha pek çok konunun ayrıntılı olarak vurgulandığı dergide Diyarbakır’ın keşfedilmemiş yönleri tüm detaylarıyla anlatıldı.

İçerik bu kadar değil elbette, dünyadan portrelerin ve haberlerin yer aldığı bir gündem, bulmaca köşeleri ve aylık kültür sanat ajandası da yer alıyor. Diyarbakır Valisi Mustafa Cahit Kıraç da derginin yayın hayatına ikinci sayısıyla devam etmesinin mutluluğunu yaşadıklarını söyleyerek, derginin zengin içeriğiyle Diyarbakır’a yakışır şekilde yayın hayatına devam etmesini arzuladıklarını söyledi. Vali Kıraç, Diyarbakır Kültür ve Turizm Dergisinin ulusal ve uluslararası alanda Diyarbakır’ın tanıtımına büyük katkı sağlayacağını belirterek bu ve buna benzer çalışmaların önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini söyledi.

Otomobil Otobüsle Çarpıştı: 2 Yaralı

Çorum’un Osmancık ilçesi Sarpunkavak yol ayırımı kavşakta otomobille otobüsün çarpıştığı kjazada otomobilde bulunan 2 kişi yaralandı.

Edinilen bilgilere göre, İstanbul’dan Samsun yönüne giden 42 yaşındaki Ayhan Tural idaresindeki 34 KG 0477 plakalı otomobil, Tokat’tan İstanbul’a gitmekte olan Faruk Çatan yönetimindeki 60 NF 945 plakalı yolcu otobüsü ile çarpıştı.

Kazada otomobil sürücünün eşi Yeşim Varoğlu Tural (42) ile oğlu Baran Tural (18) yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen ambulansla Osmancık Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.

Çevrede bulunan vatandaşlar bu kavşakta defalarca trafik kazasının yaşandığını iddia ederek kavşağın kör noktaya yapıldığını belirttiler. Köye giden, veya geri yöne dönmek isteyen araçlara ana yoldan gelen araçların çarptığını böylece bir çok kaza yaşandığına dikkat çektiler.

İstanbul yönünden Samsun yönüne giden araçların bu kavşakta dönüş yapan araçları son anda fark ettiklerini o zaman da iş işten geçmiş olduğunu kaydettiler. Yetkililerin bu kavşağa bir an önce çözüm bulması talep edilirken yoksa birgün bu kavşakta büyük bir facianın yaşanabileceğinin altını çizdiler.

Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.

Türkiye’nin İlk Yat Festivali Marmaris’te Düzenlendi

Türkiye’nin ilk yat festivali, Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Hisarönü koyunda bulunan Martı Marina& Yacht Club’da Turkcell Platinum sponsorluğunda düzenlendi.

19-21 Eylül tarihlerinde gerçekleşen“Turkcell Platinum Hisarönü Aegean Yachting Festival” katılımcılar ve deniz severler tarafından yoğun ilgi gördü. 3 gün boyunca yerli ve yabancı markaların standlarıyla yer aldığı festival, sektör ve deniz meraklılarının buluştuğu ilk deniz etkinliği oldu.

TÜRKİYE’NİN EN GÜZEL KOYUNDA YELKEN KEYFİ

Ege’nin en güzel koylarından Hisarönü Orhaniye mevkiinde bulunan Martı Marina& Yacht Club, Turkcell Platinum Hisarönü Aegean Yachting Festival kapsamında heyecanlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.

Martı Marina& Yacht Club Genel Müdürü Fatih Dağıstanlıoğlu festivalle ilgili yaptığı açıklamada“Martı Marina& Yacht Club olarak Türkiye’de teknecileri ilk kez bir festival ortamında buluşturmaktan mutluluk duyduk. Ege Yat Festivali’yle sadece Türk yelkenciler değil, Ege’de seyreden tüm yelkencilere yatlara, klasik yatlardan mega yatlara birçok farklı kategoride tekne, tekne sahipleri ve deneyimli yelkenciler ile buluştu. Festival boyunca denizcilik sektörüyle ilişkin marka ve ürünler bir araya geldi. Festival, bireysel katılımcıların yanı sıra kurumsal olarak adını duyurmak isteyen yelkencilere de açık oldu. Şirketler, meslek örgütleri ve üniversiteler de dâhil denize gönül vermiş yerli ve yabancı tüm deniz severler festival sürecinde bir araya geldik.” dedi.

PLATİNUM İLE KAPIYA KADAR HİZMET

Turkcell Pazarlama Direktörü Dilara Demir Kısakürek, konuyla ilgili yaptığı açıklamada“Ayrıcalıklar dünyası Turkcell Platinum ile 10 yıldır müşterilerimizin hayatlarına hız, konfor ve keyif katan çözümler sunuyoruz. Yoğun iletişim ihtiyacı olan müşterilerimizin beklentilerini karşılamak ve onların hayatına daha fazla konfor katmak üzere geliştirdiğimiz Turkcell Platinum’u müşterilerimizin değişen ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yeniliyoruz. Hem iş hem sosyal hayatı yoğun olan müşterilerimize karada ve denizde nerede olurlarsa olsunlar, kapılarına kadar hizmet götürüyoruz. Türkiye’de ilk olan Ege Yat Festivali’ne verdiğimiz destekle de Türkiye’de son yıllarda gelişmekte olan yatçılığı daha da yaygınlaştırmayı hedefledik. Turkcell Platinum müşterileri, bu festivale katılım ücreti ödemeden katıldılar. Platinum ayrıcalıkları yaşamak isteyen herkesi Turkcell Platinum dünyasına bekliyoruz” dedi.

“HERKES DENİZ İÇİN HASSAS OLMALI”

Festival süresince deniz severler dolu dolu bir sosyal program geçirdiler. Ünlü yelkenci ve gazeteci Meriç Köyatası, deniz turizmi, çevre temizliği ve yatlarda güneş panellerin kullanımları hakkında bilgi verdi. Köyatası, doğal güzellikleri ile yat turizmi açısından çok cazip bir bölge olan Hisarönü’nün korunması konusunda herkesin hassasiyet göstermesi gerektiğini dile getirdi.

4000 YILLIK BATIK KEŞFEDİLDİ

Devam eden etkinlikler kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nde görevli Yard. Doç. Nilhan Kızıldağ konuk oldu. Enstitünün 1978’den beri araştırmalar yaptığını belirten Kızıldağ, Hisarönü Körfezi civarındaki farklı dönemlere ait olan batıklar hakkında bilgi verdi. 4000 yıllık geçmişi olduğu tahmin edilen“Tunç Çağı Batığı”nı keşfettiklerini dile getiren Kızıldağ, Hisarönü Körfezi’nin doğa güzelliğinin yanı sıra doğa altı kültür mirasıyla da öne çıkmaya değer olduğunu belirtti.

DÜNYAYI YELKENLİSİYLE DOLAŞAN TÜRK ANILARINI PAYLAŞTI

Aynı gün teknesiyle dünya turu yapan Türk yelkenci Tanıl Tuncel, deniz severlerle anılarını ve maceralarını paylaştı. Dünyayı dolaşan denizcileri ömür boyu misafir eden olan Martı Marina&Yacht Club’ın Genel Müdürü Fatih Dağıstanlıoğlu, Tanıl Tuncel’e“Ömür Boyu Misafirlik” plaketi verdi.

Tuncel, 1986 ile 1991 yılları arasında dünyayı yelken ile dolaşan 4 Türk’ten biri, Ümit Burnu’nu geçen ilk Türk yelkenci. Dünya seyahatine 22 Aralık 1986’da Kelebek 3 adlı gemisiyle çıkan Tuncel, ilk dünya turundan sonra tekrar dünya turuna çıktı.

BİR ÇILGIN TÜRK DAHA YOLA ÇIKTI

Festival etkinlikleri kapsamında yelkencilik alanının önemli ismi Mustafa Yurtbulmuş ve ekibi Martı Marina&Yacht Club’dan dünya turuna uğurlandı. Uzun yıllar önce karada olan rutin hayatına son veren ve radikal bir kararla denizde yaşamaya başlayan Yurtbulmuş, farklı denizler ve farklı yaşamlar keşfetme arzusu ile dünya seyahati kararı verdiğini ifade etti.

Yurtbulmuş, teknesi Balıkçıl ile bu macerada 3 okyanus, 30 ülke, 38 liman ve yüzlerce adayı dümen suyunda bırakacak. Ortalama 30.000 deniz mil, (55.000 km) seyir yapılacak seyahat en az 1.5 yıl sürecek. Balıkçıl, 14 metrelik bir Jeanneau Sun Odyssey 45 yelkenli.

HAZİNE AVI’NDA NEFES KESEN MÜCADELE

19 Eylül Cuma günü başlayan etkinliklerin ardından ikinci gün katılımcıların çeşitli ipuçlarından yola çıkarak çözdükleri; teknelerle verilen rotaları izleyerek ilerledikleri Hazine Avı’nda katılımcılar büyük ödülü kazanmak için kıyasıya mücadele etti.

Heyecanlı dakikaların yaşandığı mücadelede deniz severler bir koydan diğerine ilerleyerek hazineye ulaşmaya çalıştı. Nefes kesen mücadele Martı Marina&Yacht Club’ın karşısında bulunan adada son buldu. Festival katılımcıları keyifli günün akşamında Martı Yelken Kulübü Plajı’nda gerçekleştirilen Beach Party’de Hazine Avı’nın yorgunluğunu atarak, müzik eşliğinde festivalin tadını çıkardı.

DEV UÇURTMALAR FESTİVALİ RENKLENDİRDİ

Festival süresince dünyaca ünlü Alman uçurtmacı Rolf Zimmermann ile festival coşkusu gökyüzüne taşındı. Festivale katılan davetliler uçurtmalarıyla bu coşkuya eşlik ettiler.

Zimmermann’ın uçurtma sevgisi, radyo teknisyenliğinden uçurtma yapımına kadar uzanan heyecan dolu bir serüvene dayanıyor. Akrobatik uçurtmalar yaparak bu işe başlayan Zimmermann, 1996’da yaptığı tek ipli Istakoz şeklindeki uçurtması ile ödül almış ve ardından denizyıldızı, denizatı, salyangoz, baykuş, kirpi, dragon ve diğer birçok uçurtma ile hobisini geliştirmeye devam etmiş. 90’ların sonunda bu hobiyi ek iş olarak devam ettirmeye başlayan Zimmermann, 5 yıldır sadece uçurtma yapıp dünyadaki festivalleri geziyor.

Boatshow’da Onlarca Tekne Havadan Böyle Görüntülendi

Pendik Marina’da açılan Uluslararası Boatshow’da bu yıl satış rekoru kırıldı. Fuarda ilk üç günde fiyatları 12 bin TL ile 3 milyon Euro arasında değişen 98 teknenin satışı yapıldığı belirtildi. Alıcılar arasında sırasıyla en fazla Türk, İran, Rusya, Ürdün, Azerbaycan vatandaşlarının bulunduğu öğrenildi. Tekne alıcıları arasında 3 Suriyeli işadamının da bulunduğu belirtildi. Fuar Pazar akşamına kadar açık kalacak. Pendik, Marinturk İstanbul City Port’ta geçtiğimiz Salı günü açılan UBM Fuarcılık tarafından düzenlenen ve bu yıl 34’üncü yılını kutlayan Uluslararası İstanbul Boat Show’da toplam değeri 1 milyar TL’yi bulan 380 adet yat, mega yat, motor yat, yelkenli, katamaran, sürat teknesi sergileniyor. Tekneler havadan böyle görüntülendi. Fuarın ilk üç gününde satış rekoru kırılırken fiyatları 12 bin lira ile 3 milyon EURO arasında değişen 98 teknenin satışının yapıldığı belirtildi.TEKNE ALAN 3 SURİYE’Lİ İŞADAMI DA VAR Türkiye’nin deniz üzerinde düzenlenen tek fuarının müşterileri arasında Türkiye iş dünyasının önemli isimleri ile şirket yöneticileri ile çok sayıda yabancı uyruklu işadamı bulunduğu belirtildi. Fuarda en fazla tekne satışının Türk vatandaşlarına yapıldığı belirtildi. Fuardan tekne alan diğer kişiler arasında İran, Rusya, Azerbaycan uyruklu işadamlarının bulunduğu öğrenildi. Öte yandan fuarda sergilenen 3 teknenin ise Suriyeli işadamlarına satıldığı belirtildi.98 TEKNE SATIŞI GERÇEKLEŞTİ Boatshow’da ilk üç günde fiyatı bir milyon ile 3 milyon Euro arasında değişen 6 mega yat satışı gerçekleşirken, fiyatları 100 bin Euro ile 250 bin Euro arasında değişen ekonomik fiyatlı 40 teknenin satışının yapıldığı belirtildi. Fiyatları 12 bin liradan başlayarak ve en pahalısı 79 bin Euro’ya ulaşan ‘ucuz” tekne kategorisinde ise 52 teknenin satışının yapıldığı belirtildi. Fuarda ilk üç günde satışı yapılan teknelerin toplam değerinin 30 milyon Euro civarında olduğu öğrenildi. Tekne fuarı Pazar gününe kadar açık olurken toplam ziyaretçi sayısının 80 bini geçmesi bekleniyor.

Kurban Bayramı Tatili İçin İyi Bir Öneri

Yaz ayları yerini yavaş yavaş sonbahara bırakırken Kurban bayramı, tatil yapmak isteyenler için son bir fırsat diyebiliriz. Sonbaharda yapılan tatil kış boyunca damaklarda tatil tadının kalmasını neden oluyor. Ekim ayının ilk haftasında olan Kurban Bayramı için Assos, doğası ve tarihi ile iyi bir tercih diyebiliriz.

Assos, Edremit Körfezi ile Lesbos Adası’nın (Midilli) karşısında, bir volkanın eteğinde, Andezit Kayalıkları üzerinde kurulmuş antik çağların önemli yerleşim merkezlerin biridir.

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı bir köy olan Behramkale içinde yer alan Assos, tarihi dokusu ve doğal güzelliği ile göz kamaştırmakta.

YOL GÜZERGAHI GÜZELLİKLERLE DOLU

İstanbul’dan Assos’a gitmek için takip edilecek güzergah bir çok güzelliği de içinde barındırıyor. Kaz dağlarının içinden uçsuz bucaksız ormanların arasından ulaşılan“Bayramiç” yeşil elması ve üzüm bağları ile meşhur.“Ayazma” beldesi ise dünyanın ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer olarak tarihe geçmiş.

Şelale karşısında kiremitte alabalık tarifi imkansız lezzet yaşatıyor. Ardından ulaştığınız“Ezine” kaz dağlarında beslenen koyunların ve keçilerin sütlerinden elde edilen peynirin baş kenti diyebiliriz. Doğal peynir ve peynirin türevi bir çok gıdadan tattıktan sonra Assos’a ulaşıyorsunuz.

Gizli Kalmış Cennet Assos

DENİZİN TADINI ÇIKARABİLİRSİNİZ

Berrak ve duru bir suya sahip olan kadırga koyu, Assos’un en güzel koylarından biri. Bir birinden güzel taşlarla bezenen sahilinde alabildiğine temiz sularda denize girmenin keyfi bir başka. Kaz dağlarından gelen doğal mineralli soğuk sularının etkisi ile biraz serin olan denizde yem yeşil dağlara karşı yüzdükten sonra taşlı sahilinde uzanmak adeta bir terapi diyebiliriz. Mavi bayraklı Kadırga koyu, Assos’un hemen güneyinde kara yoluyla 2 km uzaklıkta bir koy. Kadırga koyunun seçkin otellerinden olan Club Albena Hotel, koydan çıkan taze balıkla yöresel zeytin yağlıları havuz başında afiyetle yiyebileceğiniz hem lezzet hem huzur durağı. Kendine ait plajı ve deniz suyuyla dolmuş havuzu ile eğlenceli bir ortam sunulmakta. Ege’nin vaz geçilmezi olan zeytin yağının kahvaltıda ve akşam yemeğinde ne kadara harika kullanıldığını görebiliyorsunuz.

SONBAHAR BİR BAŞKA

Türkiye’nin dört bir tarafından misafirlerinin olduğunu belirten Albena Hotel Müdiresi Nalan Kapucuoğlu, Assos ve Kadırga Koyu için en güzel ayların eylül ve ekim ayları olduğu belirtti. Hava ve su sıcaklığının yanı sıra doğal ürünlerin ve yeşilliğin en bol olması sebebi ile bu aylarda ziyaretçi sayılarında ciddi artışın olduğunu sözlerine ekledi.

Kapucuoğlu, yaza iyi bir kapanış yapmak ve son baharı huzur içinde geçirmek isteyenler için Kurban Bayramı tatilinin iyi bir fırsat olduğunu belirtirken, tatil dönüşünde çevre köylerden kışlık için bol miktarda organik ürünü uygun fiyata alabileceklerini de sözlerine ekledi.

Esad Sivri

DTSO’dan Turizm Paneli

15-22 Nisan Turizm Haftası kapsamında Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen “UNESCO Süreci-Diyarbakır Turizm Paneli” ticaret borsası konferans salonunda gerçekleştirildi. Vali Yardımcısı Ahmet Dalkıran, DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sayar, Başkan Yardımcısı Mesut Altın, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanı Muharrem Cebe, Dicle Üniversitesi Rektör Yardımcısı Aslan Bilici, DTSO meclis üyeleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı panelde Diyarbakır’ın turizm potansiyeli ve UNESCO adaylık süreci konusunda sunumlar gerçekleştirildi.

Panelin açılışında konuşan DTSO Başkanı Ahmet Sayar, turizm haftasında gerçekleştirilen bu panelle Diyarbakır ekonomisine daha fazla katkı sağlamak ve farkındalık yaratmayı istediklerini belirtti. Turizmin ekonomik kalkınmaya katkısının önemine değinen Sayar, Diyarbakır’ın özellikle kültür ve turizm açısından çok zengin bir kent olduğuna dikkat çekerek, peygamber kabirleri, sahabeleri, surları, camileri ve kiliseleri ile her inanca hitap eden kutsal ve kültürel değerlere sahip kadim bir kentte yaşamaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.

Barış süreci ile birlikte özellikle otel yatırımlarında önemli artışlar olduğunu belirten Sayar, Diyarbakır genelinde 27 adet turizm işletme belgeli konaklama tesislerinde 2740 yatak ve 46 adet belediye işletme belgeli konaklama tesislerinde 2303 yatak kapasiteli toplamda 5043 yatak kapasiteli işletmenin hizmet verdiğini söyledi.

Sayar; “Tarafların Barış Konusunda Israrcı Olmalarını Bekliyoruz”

Zincir otellerin bölgedeki turizm potansiyelini görerek yeni yatırımlara yöneldiğinin altını çizen Sayar, halihazırda turizm belgesi alan 6 yeni otelin inşaatlarının devam ettiğini belirtti. Sayar, bu yatırımların tamamlanmasıyla birlikte ek 2000 yatak kapasitesinin kente kazandırılacağını sözlerine ekledi. Sayar sözlerini şöyle sürdürdü;

” Diyarbakır ilimizin turizm sektörünün gelişmesinde en önemli unsur barış ortamıdır. Kalıcı barışı sağlamak için taraflardan barış konusunda ısrarcı olmalarını bekliyoruz. İçinde bulunduğumuz seçim sürecinde süreci seçim üstü görmelerini ve pratiklerinde, söylemlerinde bunu uygulamalarını bekliyoruz”

Seçim sürecinin kentin kültürel değerlerine yakışır bir şekilde demokratik olgunlukta, provokasyonlardan uzak geçmesini dileyen Sayar, turizm haftasının ve bu tür etkinliklerin kentin ekonomisine katkı sağlamasını dileyerek, panele katılan, bilgi ve deneyimleri ile katkı sağlayan panelistlere ve katılımcılara teşekkürlerini iletti.

Çeşme Belediye Başkanı’ndan Tatilcilere: Rezervasyonsuz Gelmeyin

Eşsiz koylarıyla tatilcilerin akın ettiği gözde turizm merkezlerinden Çeşme’de konaklama tesisleri doldu, yetkililer, mağduriyet yaşamamaları için ziyaretçilere rezervasyonsuz tatil planı yapmamaları uyarısında bulundu.Ramazan Bayramı’nın ardından sıcaklıkların mevsim normallerinin üstüne çıkmasıyla canlanan turizm sektörünün parlayan yıldızlarından biri de İzmir’in plajları, kumrusu, termal kaynakları ve rüzgarıyla ünlü ilçesi Çeşme oldu.

Beş yıldızlı otellerden butik işletmelere kadar tüm konaklama tesislerinin dolduğu ilçede nüfusun 40 binden yaklaşık 400 bine çıktığını belirten turizmciler, tatillerini Çeşme’nin muhteşem koylarında geçirmek isteyenlere rezervasyon yaptırmaları uyarısında bulundu.

BAYRAM SONRASI BÜTÜN OTELLER DOLDU

Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, turizmde güzel sezon geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını, ilçeye gelen insanların da mutlu ayrılması için çalıştıklarını söyledi. Hava sıcaklıklarının düşüklüğü nedeniyle ramazanda turizmde yüzlerinin gülmediğini ancak bayramın ardından tüm otellerin dolduğunu anlattı. Yatak sayısı artmamasına rağmen 2013 ve 2014’ün aynı dönemine göre doluluk oranlarının yüzde 20 artış gösterdiği bilgisini veren Dalgıç, “Doluluğumuz var. Turizm devir daim ediyor, gelenler bir hafta ya da 10 gün için geliyor. Gelmek isteyene kalacak yer mutlaka bulunur ama şu an bütün konaklama yerleri dolu” şeklinde konuştu.

2019’A KADAR 9 BİN YATAK İLAVE EDİLECEK

Daha çok yerli turistlere hizmet veren Çeşme’nin konuklarına tarihiyle ve doğasıyla harika tatil fırsatı sunduğuna dikkati çeken Muhittin Dalgıç, bundan sonra da farklı projeleriyle ilçenin adını daha da çok duyuracağına inandığını ifade etti. İlçede konaklama amacıyla 2019’a kadar 9 bin yatak ilave etmeyi amaçladığını aktaran Dalgıç, son 6 ayda binden fazla yeni yatak için inşaat ruhsatı verdiklerini bildirdi.

REZERVASYON UYARISI: AÇIKTA KALABİLİRSİNİZ

Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Yönetim Kurulu Üyesi Yakup Demir de ağustostan çok umutlu olduklarını söyledi.İlçedeki 5 yıldızlı otellerin de butik otellerin de yüzde 98-100 doluluğa ulaştığını vurgulayan Demir, “Hava oldukça sıcak gidiyor ve bu da deniz-kum-güneşi akla getiriyor. Güzel bir sezondayız. Dileriz bu doluluk oranını ekim ayına kadar taşıyabiliriz” dedi.Özellikle Avrupa ülkelerinde tatil öncesi rezervasyon yaptırmanın alışkanlık olduğunu anlatan Yakup Demir, Çeşme’de güzel vakit geçirmek isteyenlere, “Misafirlerimizin rezervasyonsuz Çeşme’ye gelmemelerini tavsiye ediyoruz, açıkta kalabilirler. Belki bir kumsalda ya da şezlongda yatmak zorunda kalabilirler” uyarısında bulundu.

Çeşme’de genelde oda ve kahvaltı sistemiyle çalıştıklarını hatırlatan Yakup Demir, bir butik otelde oda bazlı konaklamanın 300-350 lira aralığında olduğunu, beş yıldızlı otellerde ise 650-700 liraya ulaşabildiğini sözlerine ekledi.

Çermik’te Turizm Sezonu Sönük Geçiyor

Her yıl yerli ve yabancı binlerce insanın termal turizm kapsamında geldiği Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde, turizm sezonu olmasına rağmen gelenlerin sayısı adeta parmak hesabı ile sayılacak duruma geldi. Otel, motel, pansiyon işletmecileri, esnaflar durumlarının çok kötü olduğunu söyledi.

Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde, turizm sezonu olmasına rağmen gelenlerin sayısı önceki yıllara nazaran oldukça azalırken, esnaflar turist sayısındaki düşüş nedeniyle ilçe ekonomisinin çok kötü duruma geldiğini ifade etti.

Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde yıllardır otel İşletmeciliği yapan Nurettin Akdağ yaptığı açıklamada, başta çevre il ve ilçeler olmak üzere her yıl binlerce insanın geldiği kaplıca, her geçen sezon gelenlerin sayısında düşüş yaşandığını buna rağmen hiçbir şey yapılmadığını belirterek, “Maalesef bu duruma gelinmesinde, otel ve pansiyon işletmecisinden esnafına herkesin payı var. Biz şapkamızı önümüze koyup düşünmemiz gerekir, “niye bu duruma geldik?” diye. Bundan sonra da yine gerekli önlemler alınmaz ise korkarım bundan sonra kaplıca geleceklerin sayısı daha da düşecektir. Olan da ilçemize olacak, esnafımıza olacak, insanlarımıza olacak” dedi.

Esnaflar, her yıl bu dönemde otel ve pansiyonlarda yer bulunamazken, bu sezon her tarafın boş olduğunu ve iş yapamadıklarını söyledi.